Özünde binlerce farklı birey. Hepsinin kendine has hayat hikayesi. Ancak şehre dışardan bakınca buruk bir aynılık. Sabah işe, okula gidişler akşam yorgun dönüşler. Bir de hiç gitmeyen ev hanımları...(Kalanlar, galiba bir tek onlar, biz kalanlar.) Sermaye hegemonyasının bu çağda en acımasız yaralarından biri AYNILAŞMAK. Sürüleşmek desek ayıp mı olur?
Umudun her gün mızraklandığı çağdayız. Hepimiz çağdan şikayetçi kendimizden memnun. Dilimizde Kelime-i Şehadet varsa umut heybemizin adı. Alışmaktan incinen kaç kişi kaldık bilmiyorum. Ama umut varsa kanasak da yılmayacağız.