Umut, insanı perişan eden bir zehirdi, bağımlılıktı, hapisti. Avuturdu, gerçek olmayan yalanları kulağına ninni gibi fısıldayarak seni uyuturdu.
O geceden sağ çıkman için yapmazdı bunu. Sabah kalktığında umudun bile üzerini örtemeyeceği acılarla karşılaşacaktın çünkü. Daha çok kaybet diye yapardı, daha çok yenil diye, daha çok hapsol diye. Nefes alamayıp yine yalanlara tutunarak ona dön diye.
Umut seni bir kıskaca alır.
Akrep ve yelkovanı kendi yalanlarıyla kandırır, içine su doldurur, akıp giden zamanla beraber bir akvaryum yaratır.
Hayaller kurdurur, kendini güçlü görmene neden olur, geleceğe hevesli
gözlerle baktırır. Ama çabuk patlar, yıkılır ve ortada bir enkaz bırakır. Bir gece kaybettin.
Zaman durdu.
O saat parçalandı.
Ve sadece umut değil, seni kimse kandıramaz artık.
"Bilmek her şeyin sonu olur. Çekici olan bilememektir. Sis her şeye harika bir güzellik katar."
"Ya da insana yolunu şaşırtır."
"Bütün yolların sonu aynı noktaya çıkar, biricik Gladys."
"Ya o nedir?"
"Hayal kırıklığı"
Cennetin kapısından içeri giremiyorsan eğer, cehennemi ayaklarının altına alman gerekir.
lyiyi hak edemiyorsan kötünün efendisi olmalısın.
Kaybetmemenin tek yolu budur.