“Peki bütün bunlar, rüzgar tarafından koparılıp götürülen bir çiçeğin güzelliği, insanlığın uçsuz bucaksız tarlalarındaki içi boş bir tahıl tanesi gibi değerlendirilmeden ve meyve vermeden geçip gidecek miydi?”
“Bütün bunlar bitsindi artık, büyük, karanlık, acısız bir hiçlik olsundu. Hiç hissetmemek ve hiç düşünmemek, bir son, ani ve doğrudan, insanı kötü rüyadan kurtaran bir uyanış gibi...”