Gerçekten de, zihninde ya da daha doğrusu ruhunda kendisi farkına varmadan olup bitenlerin açıklaması buydu çünkü bazı düşünceler akıldan, bazıları yürekten gelir.
“Şimdiye kadar sadece nesnelerle uğraştığımı sanıyordum, sizse bana insanlarla uğraşmamı öneriyorsunuz. Bir duvarı delip bir merdiveni parçaladım ama bir göğsü delerek bir insanı yok edemem.”
Dua mutlu insana anlam açısından içi boş ve tekdüze bir bütünlük olarak görünür, ta ki bir gün keder o bahtsıza, Tanrı’yla konuşmasına aracılık eden bu ulvi dili açıklayana dek.