CEM AKDAG, bir alıntı ekledi.
5 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · 6/10 puan

Yaşam konusunda bir fikrin vardı; içinde bir inanç, bir beklenti yaşıyordu; eylemlere ,acılara ve özverilere hazırdın. Ama yavaş yavaş anladın ki, dünya hiç de senden eylemlerde ve özverilerde bulunmanı istemiyor; yaşam ,kahraman rollerine ve benzeri şeylere yer veren bir kahramanlık destanı değil, insanların yiyip içmeler, kahve yudumlamalar, örgü örmeler, şükrettikleri rahat bir orta sınıf evidir.
Kim bunun başka türlüsünü ister , kim gönlünde yiğitliği ve güzelliği barındırır, büyük yazarları ya da ermişleri baş tacı ederse, o bir aptaldır, bir Don Kişot’tur.

Bozkırkurdu, Hermann HesseBozkırkurdu, Hermann Hesse

İnanç;
Yaşam hayat sanat
Garip
Çekingen
ürkek
Savaş;
Masum ölüm öykü
Kan
Şiddet
Gözyaşı
Heves;
Çaba kaba intikam
Arzu
Dem
Yokluk
K.TATAROĞLU

Yazar, son zamanlarda hayli genişleyen “tarih değil mi, uydur uydur söyle, yaz” tarzı eğilimine karşı akademik tarihçiliği savunuyor. Zamanla beraber metinlerin değiştiği, bozulduğundan ve özellikle internet ortamıyla birlikte şehir efsanelerin de yaygınlaştığından bahsediyor. Bunun için de “Son zamanlarda şehir efsanesi deyimi çok kullanılır oldu. Bu ifadeden maksat, gerçek olmayan, fakat herkesin ağzına yerleşmiş anlatılardır. Böylece anlatı, defalarca ve sık sık tekrar edilerek, ağızdan ağıza, kulaktan kulağa yayılır ve inanç haline gelir. Hele günümüzde İnternet ortamı da buna eklenince, efsanelerin önünü almak artık neredeyse imkansız.” diyor. Bu konuda yazara katılmamak elde değil. İnternette o kadar çok gereksiz, değiştirilmiş, bozulmuş, uydurulmuş bilgi var ki…Hakkında hikaye uydurulan kişilerin sanki bu uydurulmuş hikayelere ihtiyacı var…

Volkan ersöz, bir alıntı ekledi.
 17 saat önce · Kitabı okuyor

Yakında küle ya da iskelete dönüşeceksin; bir addan başka bir şey olmayacaksın, belki adın bile olmayacak. Ama bir ad bir sesten, bir yankıdan başka bir şey değildir. Yaşamda en çok değer verilen her şey boş, bozuk bayağıdır; birbirlerini ısıran enikler, bir gülüp bir ağlayan kavgacı çocuklar. İnanç, alçakgönüllülük, adalet ve gerçek, ''yeryüzünün enginliklerinden Olimpos'un yüceliklerine dek'' uçup gittiler. Öyleyse; seni hâlâ burada tutan nedir? Algıladığın nesneler değişken ve kararsız, duyular izlenimlerce aldatılabilir, ruh bir soluk veriş; ünse böyle bir dünyada bomboştur. Öyleyse ne yapmalı? Sabırla yokolmayı ya da bu dünyadan göçmeyi beklemeli. Peki o an erişinceye dek ne yapmalı? Tanrılara tapınmaktan, onları kutsamaktan, insanlara iyilik etmekten, onlara hoşgörülü olmaktan, onlardan uzak durmaktan başka ne olabilir?

Düşünceler, Marcus Aurelius (Sayfa 77)Düşünceler, Marcus Aurelius (Sayfa 77)
peaceful, bir alıntı ekledi.
18 saat önce · Kitabı okuyor

Tek bir iyileştirme süreci vardır, o da inanç.
Tek bir iyileştirici güç vardır, o da bilinçaltınız.

Bilinçaltının Gücü, Joseph MurphyBilinçaltının Gücü, Joseph Murphy
peaceful, bir alıntı ekledi.
20 saat önce · Kitabı okuyor

İnandığınız şey doğru veya yanlış da olsa sonuç elde edersiniz. Bilinciniz zihninizdeki düşünceye yanıt verir. Zihninizdeki düşünceyi bir inanç olarak kabul edin, bu kadan bile yeterliolacaktır.
Bilinçaltınızı yeniden tasarlayarak kendinizi yeniden
yaratabileceğinizden emin olabilirsiniz.

Bilinçaltının Gücü, Joseph MurphyBilinçaltının Gücü, Joseph Murphy
peaceful, bir alıntı ekledi.
20 saat önce · Kitabı okuyor

Hepimizin çocukluktan gelen ve uzun süre önce unuttuğumuz inanç ve fikirleri vardır. Bunlar bilinçaltına ait karanlık odanın derinliklerinde saklıdır. Bunu bilmek, neden düşüncelerimizi sağlıklı bir biçimde değerlendirme zamanının geldiğini gösterecektir.

Bilinçaltının Gücü, Joseph MurphyBilinçaltının Gücü, Joseph Murphy
MNeslihan, bir alıntı ekledi.
20 saat önce · Kitabı okuyor

Yarına ait ne varsa çaresiz bir kutsayış bizimki. Yarının hep olacağına ve iyi olanların yarında olduğuna dair bir inanç.

Kekeme Çocuklar Korosu, Tarık Tufan (Sayfa 67)Kekeme Çocuklar Korosu, Tarık Tufan (Sayfa 67)
CEM AKDAG, Montaigne'le Bir Yaz'ı inceledi.
21 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · 6/10 puan

Montaigne Cicero gibi insanın kamusal hayatta ,insanların arasında ya da mesleğin icra ederken tam olarak kendisi olmadığını düşünür. İnsan yalnızlıkta, tefekkürde ve okuyarak kendisi olur.

Aylaklık boş olmak değerini yitirerek tembellikle eşanlamlı olmuştur.

Dürüstlük insan ilişkilerinin kurulmasında vaz geçilmez olanıdır.

İnanç, sadakat, güven ve sırdaşlık, hepsi birdir..

Dürüstlük, kötülük ,kurnazlık ,maske, aldatma, hile olmamasıdır.

Kısaca, dürüstlük, sadakat, görünen ile olunan, gömlek ile ten arasındaki uygunluğun güvencesidir.

Canın istediği gibi, düzensizce, belirli bir yöntemi izlemeden bir kitaptan ötekine geç...

İç savaş, savaşların en kötüsüdür, öyle ki ertesi sabah özgür bir insan olarak uyanıp uyanamayacağını asla bilemez, hayatta kalmak için şansını kadere bırakır insan.

Şu anki zavallı durumumuzda, alışmak doğanın bize verdiği gerçek hediyedir, çünkü doğa duygularımızı uyutarak bütün kötülüklere dayanmamızı sağlar.

Kendime sürekli yönelttiğim dikkat başkalarını da aynı dikkatle değerlendirmeme yol açıyor, bu kadar mutluluk ve açıklıkla yaptığım çok az şey var.

Sözün yarısı konuşana, öbür yarısı dinleyenedir.

Bütün dünya bir tiyatro oyununda oynuyor .Petronius

Gençler samimiyet, doğruluk ve dolayısıyla olunanla görünüş arasında mükemmel bir birlik, yüce bir şeffaflık düşler.

Hamlet tüm saray adetlerini ve uzlaşmalarını reddeder Kraliçe olan annesine
“I know not ‘seems” diye bağırır. BEN GÖRÜNÜŞ TANIMAM.