Şizofren
8/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2026 102. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 21:23
Kitabı bitirdim. Açıkçası ilk sayfalarda bir delinin hayatını ve düşüncelerini okuyormuşum gibi hissettim. Hikâye ilerledikçe olayların nereye bağlanacağını çok kestiremedim ama merakımı da canlı tuttu. Kitapta en çok hoşuma giden şeylerden biri, aralarda varoluşçuluk, insanın kendini sorgulaması, inanç ve hayatın anlamı gibi konulara değinmesiydi. Bu kısımlar bence kitabın en güçlü taraflarından biriydi. Bazı yerlerde durup düşündüğüm, hatta altını çizmek istediğim bölümler oldu. Final kısmı ise beni gerçekten şaşırttı. O ana kadar okuduklarımı farklı bir açıdan değerlendirmeme neden oldu. Spoiler vermeden anlatmak zor ama kitabın sonu bence en etkileyici kısmıydı. Genel olarak akıcı, merak uyandıran ve zaman zaman düşündüren bir kitaptı. Psikolojik romanları ve insan zihnine dair okumaları sevenlerin ilgisini çekebileceğini düşünüyorum. Ben severek okudum.
Duygu ve Düşünce
ŞizofrenEmre Timur · Az Kitap · 2018569 okunma
10/10
·1025 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 20:30
Dostoyevski’nin başyapıtlarından Karamazov Kardeşler, yalnızca bir aile hikâyesi değil; insan ruhunun en karanlık ve en aydınlık yönlerine yapılan derin bir yolculuk. İnanç ve şüphe, vicdan ve suç, özgür irade ve kader gibi büyük sorular roman boyunca okurun zihnini meşgul ediyor. Her biri farklı bir dünya görüşünü temsil eden Karamazov kardeşler aracılığıyla yazar, insan doğasının çelişkilerini ustalıkla ortaya koyuyor. Özellikle Ivan’ın sorgulamaları, Alyoşa’nın manevi duruşu ve Dmitri’nin tutkulu karakteri uzun süre akıldan çıkmıyor. Romanın merkezindeki cinayet olayı sürükleyici bir gerilim sunsa da asıl etkileyici olan, karakterlerin iç dünyalarında yaşadığı çatışmalar. Dostoyevski, okuru yalnızca bir hikâyeye değil, aynı zamanda kendi vicdanıyla yüzleşmeye davet ediyor. Yoğun, düşündürücü ve zaman zaman zorlayıcı olsa da her sayfası edebi açıdan son derece tatmin edici. İnsan ruhunu anlamaya çalışan herkesin hayatında en az bir kez okuması gereken eserlerden biri.
Karamazov KardeşlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202545,2bin okunma
Reklam
Daha iyi bir toplum mu? Sizce mümkün mü?
8/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 84. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 10:26
Gilman'ın Dağı Yerinden Oynatmak eseri, ilk bakışta gelecekte kurulmuş ideal bir toplum tasviri gibi görünüyor. Ama bence temelinde “insan değişebilir mi?” sorusunu tartışan bir ütopyadır. Kitap, 1910’ların dünyasından gelen John Robertson’ın otuz yıl sonrasına uyanması üzerinden ilerler. Eski dünyanın erkek egemen, sınıf farklarının belirgin ve geleneklerin güçlü olduğu yapısı ile yeni dünyanın daha eşitlikçi, bilimsel ve düzenli toplumu karşılaştırılır. Kitabın en güçlü taraflarından biri, geleceği teknolojik gelişmelerden çok zihniyet değişimi üzerinden kurmasıdır. Gilman’ın ütopyasında asıl devrim makinelerle değil, insanların düşünme biçimiyle gerçekleşir. Kitabın önsözünde de bu ütopyanın “zihniyet değişiminden başka bir değişim içermediği” ve insanların mevcut imkanlara farklı bakmayı öğrenmesi üzerine kurulduğu belirtilir. Yazar özellikle kadınların toplumdaki konumuna odaklanır. John’un geleceğe geldiğinde en büyük şaşkınlığı teknolojiden çok kadınların toplumdaki yeridir. Kız kardeşi Nellie artık eğitim almış, güçlü, bağımsız ve toplumda karar verici bir konumdadır. John’un eski dünyasındaki “kadın korunması gereken kişi” anlayışı tamamen tersine dönmüştür. Gilman burada aslında kadınların değişmediğini, fırsat verildiğinde potansiyellerini ortaya koyduklarını savunur. Ancak kitapta beni en çok düşündüren noktalardan biri, ütopyanın bazı konularda fazla kusursuz tasarlanmış olmasıydı. Gilman’ın geleceğinde suç, yoksulluk, ayrımcılık ve birçok toplumsal problem neredeyse tamamen ortadan kalkmıştır. İnsanlar daha ahlaklı, daha bilinçli ve daha uyumludur. Nellie’nin anlattığı bu dünya oldukça etkileyicidir; fakat aynı zamanda şu soruyu doğurur: İnsan gerçekten bu kadar tamamen değişebilir mi? Din konusu ise bence kitabın en tartışmalı taraflarından biridir.
Dağı Yerinden OynatmakCharlotte Perkins Gilman · Cem Yayınevi · 2021138 okunma
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
Bu güzel eser için yazar Umut Furkan Çakır'a teşekkür ediyor, kaleminin nice okuyucunun hayatına dokunmasını diliyorum. Kitap, duygu yüklü anlatımı ve düşündüren öyküleriyle bende hoş bir iz bıraktı. Özellikle insan ilişkileri, hayal kırıklıkları ve yeniden ayağa kalkma temalarını ele alış biçimi oldukça etkileyiciydi. Öykü severlerin şans vermesi gereken, sıcak ve samimi bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Hayat Biraz TelveliUmut Furkan Çakır · Natura Yayınevi · 2026249 okunma
Puan vermedi·567 syf.··
2026 4087. kitabı
Okurken sadece bir hastane koğuşunu değil, bir dönemin ruh hâlini de okuduğumu hissettim. İlk başta kanser hastalarının hikâyesini anlatan bir roman gibi görünse de aslında çok daha derin ve politik bir metin. Koğuştaki her karakter farklı bir geçmişi, farklı bir korkuyu ve farklı bir yüzleşmeyi temsil ediyor. Özellikle Oleg Kostoglotov’un iç dünyası beni çok etkiledi. Hem hastalığıyla hem de sistemle hesaplaşması, insanın çaresizliğini ve direncini aynı anda gösteriyor. Kanser burada sadece fiziksel bir hastalık değil; toplumun içine işlemiş bir çürümenin de sembolü gibi. Kitap yer yer ağır ilerliyor ama bu yavaşlık bana bilinçli geldi. Çünkü Soljenitsin karakterlerin düşüncelerine, tartışmalarına ve iç hesaplaşmalarına geniş yer veriyor. Koğuşta geçen diyaloglar sadece hastalık üzerine değil; hayat, özgürlük, inanç ve baskı üzerine de. Okurken zaman zaman boğucu bir hava hissettim ama bu atmosfer hikâyeye çok yakışıyor. Umut ile umutsuzluk arasındaki ince çizgi sürekli hissediliyor. Bazı bölümler düşündürdü, bazı bölümler içimi burktu. Kolay okunan bir roman değil ama etkisi kalıcı. Sabır isteyen, derinlikli ve sorgulatan bir kitap. Bitirdiğimde sadece karakterleri değil, kendi hayatıma dair bazı şeyleri de düşünmeye başladım. Bence güçlü ve zamansız bir eser.
Kanser KoğuşuAleksandr Soljenitsin · Altın Kitaplar · 1970111 okunma
10/10
·248 syf.··
2026 188. kitabı
bir entelektüelin, bir devrimcinin ve bir inanç insanının yalnızlıkla, özlemle ve hakikat arayışıyla verdiği savaşın günlüğüdür. Kitabı okurken, Şeriati'nin sadece dış dünyadaki hapishanelere değil, aynı zamanda insanın kendi zihnine ördüğü duvarlara karşı da bir mücadele verdiğini görüyorsunuz. Beni en çok etkileyen nokta, Şeriati'nin yüksek akademik bilgisi ile derin insani acılarını nasıl harmanladığıdır. Mektuplarda sadece sosyolojik analizler yok; aynı zamanda vatan hasreti, anlaşılamama sancısı ve insanlığa duyulan sonsuz bir sevgi var. "Bilmek" ile "yaşamak" arasındaki o uçurumda yürüyen bir adamın, okuyucuyu da yanına alıp "uyanışa" davet edişini izliyorsunuz. Bu kitap, özellikle kendisini toplumuna yabancılaşmış hisseden, inanç ile akıl arasında köprü kurmak isteyen ve adaletsizliğe karşı kalbi sızlayan herkese hitap ediyor. Şeriati size sadece cevaplar vermiyor; size doğru soruları sormayı öğretiyor. Eğer ruhunuzun derinliklerinde bir "arayış" varsa ve bu arayışı entelektüel bir derinlikle taçlandırmak istiyorsanız, bu mektuplar size bir yol haritası sunacaktır.
MektuplarAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 2012104 okunma
Reklam
Reklam