İyilik benim kendime olan inancım. Yoksa ben de biliyorum kimsenin buna değmeyeceğini…
Düşünemeyen, analiz edemeyen, kelimelerin kökündeki hikmeti kurcalayamayan zihinler, inancı bir "yaşam tarzı taklidine" dönüştürür. Rüzgar nereden eserse oraya savrulan, felsefi derinliği olmayan bir inanç ise ilk ciddi fırtınada (sekülerizm, nihilizm veya modernizm karşısında) yıkılmaya mahkumdur. Dil, imanın muhafazasıdır. Kelimelerin sınırlarını daraltırsanız, insanın gönül ve idrak sınırlarını da daraltmış olursunuz. Hakk'ın kelamı, insanlığa bir "Dil" (lisan) ve "Beyan" (ifade kabiliyeti) olarak inmiştir. Dolayısıyla dili savunmak, sadece bir milliyetçilik meselesi değil; doğrudan doğruya Hakk'ın emanetini ve o emanetin idrakini koruma mücadelesidir.
1000Kitap
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İnanç, taklitten tahkike geçtikçe kökleşir. Tahkik ise derin bir tefekkür (düşünme) yeteneği gerektirir. İnsan kelimeleriyle düşünür; kelime haznesi 300-500 kelimeye indirilmiş, kavramsal derinliği elinden alınmış bir dil, yüksek tefekkür üretemez.
1000Kitap
Kıst, Salah, Yusra, Kebed veya Emanet gibi kelimeler sadece sözlük anlamlarından ibaret değildir; her biri arkasında devasa bir ahlak, adalet ve varoluş felsefesi taşır. Siz bu kelimeleri dilden söküp attığınızda veya yerlerine derinliği olmayan, seküler ya da sığ karşılıklar koyduğunuzda, o kelimenin taşıdığı imanî derinliği de yok edersiniz. Geriye sadece mekanik ritüeller kalır ki, ruhu çekilmiş bir dinin inanç olarak kalması imkansızdır
1000Kitap
Alıntı
Gerçekten yaşanmış bir hayatla, sadece katlanılmış bir hayat arasındaki fark...
HK
Genel geçer matbuat Bize din inanc vs gbi kavramlari kodluyor Ama bu kodlamalar işin esasında cehalet üretiyor... Hakk'ı örtüyor
Duygu ve Düşünce