Olumsuz duyguları kontrol etmek, kaygı düzeyini denetlemek. stresli durumlarla başaçıkmak için kızgınlığın üç boyutunu tanımamız gerekir. Bunları kontrol etmek kızgınlığımızı da kontrol edebilmemizi sağlar. Düşünceler: Gerek kendimizi gerekse çevremizdeki kişileri ve olayları kendimize özgü bakış açımızla değerlendiririz. Bakış açımızı ise kişiliğimizi şekillendiren aile geçmişimiz, doğal yeteneklerimiz, değer ve inanç sistemimiz oluşturur. Dünyayı bunların etkisiyle algılar ve yorumlarız. Bu nedenle algılama, zihinsel değerlendirme ve yorumlama biçimimiz kızgınlığımızın şeklini ve dozunu belirler. Bizi kızdıran konular ve durumlar hakkında alternatif yorumlar geliştirmeyi öğrenirsek kızgınlıkla kendimize ve başkalarına vereceğimiz zararın önüne geçebiliriz. Bedensel tepkiler: Kızgınlık kalp atışlarının hızlanması, nefes alış verişinin düzensizleşmesi, kan basıncının artması gibi fizyolojik tepkilere yol açar. Bu değişimlerin sık olması ise yüksek tansiyona, kalp rahatsızlıklarına ve sonuç olarak hayat kalitesinin düşmesine neden olur. Kızgınlığı yaşarken farkına varamadığımız ancak sağlığımızı önemli ölçüde tehdit eden bu bedensel tepkileri çeşitli başaçıkma teknikleriyle kontrol altına alabilirsek kızgınlığın etkilerini büyük ölçüde hafifletiriz. Davranışlar: Kızgınlığı yıkıcı ya da yapıcı kılan davranışlardır. Daha önce de belirttiğimiz gibi; anlaşmazlık durumunda önemli olan haklı olmak değil, haklı kalabilmektir. Bunun için de kızgınlık tepkisinin, Aristo'nun iki bin yıl önce söylediği gibi; doğru zamanda, doğru kişiye, doğru biçimde, doğru gerekçeyle, doğru düzeyde ortaya konması esastır. Kızgınlık hâlinde, haklı kalabilmek için tepkinin kontrol edilmesi gerekir. Tepkiyi kontrol etmek, kızmamak ya da kızgınlığı göstermemek değil; kızgınlığı doğru ve
Sayfa 145
"Benim açımdan, sadece bir hayal hatası oldu... Ve kendimden başka kimseye zarar vermedi."
Alıntı
Reklam
Nasılki gayet mahir bir tasvirci ve heykeltraş bir zât, gayet güzel bir çiçekle ve insan cins-i latîfinden gayet güzel bir hasnânın suret ve heykelini yapmak istese; evvelâ, o iki şeyin umumî şekillerini bazı hatlarla tayin eder. Şu tayini, bir tanzim iledir, bir takdir ile yapıyor. Hendeseye istinaden hudud tayin ediyor. Şu tanzim ve takdir, bir hikmet ve ilim ile yapıldığını gösteriyor ki, tanzim ve tahdid fiilleri, ilim ve hikmet pergeliyle dönüyor. Öyle ise, tanzim ve tahdid arkasında, ilim ve hikmet manaları hükmediyor. Öyle ise, ilim ve hikmet pergeli, kendini gösterecek. İşte kendini gösterdi ki, o hududlar içinde, göz, kulak, burun, yaprak ve incecik püskülcükler gibi şeylerin tasvirine başladı. Şimdi görüyoruz ki: İçindeki pergelin harekâtıyla tayin edilen a'zâlar, san'atkârane ve inayetkârane düşüyor. Öyle ise o ilim ve hikmet pergelini çeviren, arkada sun' ve inayet manaları var, hükmediyorlar ve kendilerini gösterecekler. İşte ondandır ki; bir hüsün ve zînete kabiliyet gösteriyor. Öyle ise; sun' ve inayeti çalıştıran, irade-i tahsin ve kasd-ı tezyindir. Öyle ise onlar hükmediyorlar ki; tezyine, tenvire başladı. Bir tebessüm vaziyetini gösterdi ve hayatdarlık heyetini verdi. Elbette şu tahsin ve tenvir manasını çalıştıran, lütuf ve kerem manasıdır. Evet o iki mana, onda o derece hükmeder ki; âdeta o çiçek bir lütf-u mücessem, o heykel bir kerem-i mütecessiddir. Şimdi bu mana-yı kerem ve lütfu çalıştıran ve tahrik eden, "teveddüd ve taarrüf" manalarıdır. Yani: Kendini, hüneri ile tanıttırmak ve halka kendini sevdirmek manaları arkada hükmediyor. Bu tanıttırmak ve sevdirmek, elbette meyl-i merhamet ve irade-i nimetten geliyor. Madem rahmet ve irade-i nimet, arkada hükmediyor. Öyle ise o heykeli, nimetin enva'ıyla dolduracak, tezyin edecek, o
1000Kitap
Kısacası topyekun karmaşığız abii..
... insanlar karmaşıktır, aileler karmaşıktır, toplumlar karmaşıktır, kültür karmaşıktır. Gelişim karmaşıktır, genetik karmaşıktır, travmanın birey üstündeki etkisi karmaşıktır, kişileri korumak ve iyileştirmek açısından ilişkilerin gücü karmaşıktır.
Sayfa 335·Kitabı okudu
Psikoloji
Gönül ki, göklerden, feleklerden daha büyük, daha geniş, daha hoş ve aydındır; onu gereksiz sözlerle niçin daraltmalı? Pek hoş olan bir âlemi kendine zindan gibi daraltmak nasıl uygun düşer? Bostan gibi olan bir cihanı kendine daracık bir zindan etmek, ipek böceği gibi daracık bir koza içinde kuruntular, vesveselerle, çirkin hayallerle oyalanmak, kendini karanlık bir âleme atmak, hep gafil uyumak ne demektir? Biz o kimselerdeniz ki, zindanı kendimize bostan yaparız. Bizim zindanımız bostan olunca ya bostanımız nasıl olur? Bir seyret de gör!
Sayfa 205
“Hangi ayna kendimizi gösterecektir bize? Sürekli bir yürüyüş içinde gibiyiz,bir lunaparkın eciş bücüş görüntü veren aynaları gibi.
Reklam
Reklam