Taha EKŞİOĞLU

Taha EKŞİOĞLU
@Scapegoatt
21 Eylül 1999
239 okur puanı
Ocak 2026 tarihinde katıldı
Platon
İdea ve Görünüş / Mağara Benzetmesi "İnsanları, yeraltındaki bir mağaraya benzeyen, yukarıda ışığa karşı açık bir girişi bulunan bir mekânda tasarla. Burada çocukluklarından beri zincire
Felsefe
Reklam
Arthur Schopenhauer
Schopenhauer barbarizme, vahşiliğe, şiddete ve deliliğe kapılmanın kaçınılmaz olduğunu çünkü bunların insan doğasındaki sökülüp atılamayacak eğilimi açığa vurduklarını düşünüyordu. Schopenhauer, teorik egoizm veya tekbenciliğin ancak tımarhane sakinlerince sürdürülebilecek bir tutum olduğunu ve onlara fikirlerinin felsefi olarak çürütülmesinden ziyade tedavi gerektiğini; birçok insanın pratik olarak egoist olduğunu ve sanki sadece kendi çıkar ve esenliklerine önem vererek yaşadıklarını ileri sürüyordu. Schopenhauer şunları söylüyordu: "Egoizm devasa bir şey, dünyayı aşıyor; eğer her bireye kendi yıkımları ve dünyanın geri kalanının yıkımı arasında seçme hakkı tanınsaydı, çok geniş bir çoğunluğun kararının ne olacağını söylemek istemiyorum." Filozof, insan davranışındaki egoizmin egemenliği fikrini ve yarattığı korkunç davranışı ifade etmek için abartılı bir örnek arayacaktı. Kurbanının yağını botuna sürmek isteyen birçok kişinin, başkasını hunharca katletme kapasitesine sahip olduğuna dair örneğin tam on ikiden vurduğunu düşünmüştü, ama sonra "acaba gerçekten de abartılı mı?" diyerek merak ettiğini de söyleyecekti. 1848 isyanı devleti tehdit etmişti; devlet ortadan kalkarsa egoizm zincirlerinden boşanırdı. Devlet olmadığında insan hayatı, Hobbes'un deyimiyle, "bellum omnium contra omnes", yani herkesin herkese karşı savaşı olurdu.
Biyografi
Arthur Schopenhauer
Otuz yaşındaki Dp birine aşık olduğunu ve evlenmeyi düşündüğü sırrını kendisine açtığında, Schopenhauer kendisini tutamayıp ona şöyle söyledi: "Genç arkadaşım, evlenme! Uyarıma kulak ver. Evlenme! Bilim, hem karın hem sevgilin olsun. O zaman kendini daha iyi durumda bulacaksın." Aşk vurgunu avukata kadın sevgisini bildiğini, hasta babasına bakıcılar bakarken annesinin nasıl eğlendiğini anlattı. Genç adamın, onun öğütlerini önemsemediği anlaşılınca, en azından zengin bir kadınla evlenmesini, Brüksel ve Hamburg'da zengin kadın bulabileceğini söyledi. Schopenhauer'ın evliliğin kötülüğüne karşı uyarısından üç yıl sonra Dp, zengin olmayan aşığı Anna Wepfer'le 1853'te evlendi. Schopenhauer, yaptığı bu ahmaklığı havarisine karşı kullanmadı. Evli avukat, 1857'den itibaren Schopenhauer'ı düzenli olarak ziyaret etti ve ölümüne kadar da ilişkisini koparmadı. Schopenhauer'ın felsefe ağı, asla on iki havariyi kendine çekemedi ama ona bakılırsa, müritler ve misyonerler olarak adlandırdığı havarilerinin sayısı sekizi bulmuştu. Hiçbir zaman yanına bir Pavlus çekmediği gibi Yahuda'nın da ilgisine mazhar olmamıştı.
Biyografi
Arthur Schopenhauer
Başarısızlık Schopenhauer'ın cesaretini hiçbir zaman kırmadı. Akademik dünya tarafından karşılık bulamamasını bir onur rozeti gibi karşılamayı ve popüler heveslerin geçici gelgitlerine istisna olarak gördükleri için yazmaya devam etmesi yönündeki bir teşvik olarak değerlendirmeyi öğrenmişti. Carove'un eleştirisinin sonunda yer alan, Schopenhauer'ın bir summus philosophus [başfilozof] olup olmayacağı meselesini geleceğe bırakmaya dair alaycı değerlendirmesi, Schopenhauer'ın inanç makalesi haline dönüştü. Başyapıtının, mümkün olup olmadığını o zamanlar bilemediği ikinci baskısının önsöz taslaklarının birini hazırladığı 1832 yılı itibariyle filozof, yaşıtlarının hakikatle ilgilenmediklerini, en azından onun hakikatleriyle ilgilenmediklerini yaşadığı çok acı deneyimlerden öğrenmişti: "Çağdaşlarımın merakını çekememek benim için sürpriz olmadı çünkü bütün benzerleri gibi bu eser de herhangi bir dönemin insanları için değil, her dönemde istisna olan insanlar için yazılmıştır."
Biyografi
Arthur Schopenhauer
Schopenhauer'ın, felsefesinin amacı olarak ileride açıklayacağı üzere bütün deneyimlerin bütünlüğünün kapsamlı açıklamasını sağlama özleminin yanı sıra, kendisinin her konuya ilgi göstermesini sağlayan açgözlü bir merakı vardı. Ayrıca diğer felsefecilerin ilgisini çekmeyen, ileride başkalarından kişiliğine ve felsefesine yönelik hakaret görmesine neden olacak ve yazarken risk aldığını bildiği cinsel aşk, oğlancılık ve hayalet görme gibi konuları keşfetme konusunda kendisiyle övünüyordu. Ama Schopenhauer, felsefi açıklama getirmeye çalıştığı bazı şeyleri bizzat kendisi deneyimlemişti. Kehanet gibi Berlin rüyasının, ebeveyniyle ilgili gündüz düşünün yanı sıra hayatında buna benzer başka olaylardan da bahsetmişti. Bir keresinde uzun ve önemli bir iş mektubunu bitirdiğinde, yanlışlıkla mürekkebi mürekkep kutusu yerine mektubun üstüne döktü. Mürekkep böylece yere de aktı, hizmetçisini çağırarak temizlemesini söyledi. Hizmetçisi mürekkebi yerden temizlerken bir önceki gece bunu yaptığını rüyasında gördüğünü söyledi. Şüpheci filozof hizmetçisinden bunu kanıtlamasını söyledi, hizmetçi de rüyasını diğer hizmetçiye anlattığını belirtti. İkinci hizmetçi hikayeyi doğruladı. Bir başka sefer de Milano'daki harika bir akşam yemeği davetinde, "güzel ev sahibesi", loto için seçtiği üç rakamı bilip bilemeyeceğini sormuştu. Neredeyse transa geçen Schopenhauer, bu olayı şöyle anlatır: "İlkini ve ikincisini bildim ama üçüncüsünü bilemedim çünkü onun neşesi beni şaşırttı; şimdi düşündüğümde, sanki o an uyanmıştım." Bu yaşadıklarını, kendisinin de biraz kahin olduğuna yorumladı.
Biyografi
Reklam