Taha EKŞİOĞLU

Taha EKŞİOĞLU
@Scapegoatt
Gerçeği aramak gayemiz olduğu sürece herkesle tartışmaya açığım.
John Peter Eckermann
"İşte," diye karşılık verdi Goethe, "şimdiki prenslerde olmayan şey de bu. Asıl önemli olan, bir insanın, insanlığın terazisinde kaç kilo geldiğidir; geriye kalan her şey boş. Madalyalı bir ceket, altı atlı bir araba olsa olsa cahil kitleyi etkiler. Ayrıca grandükün eski faytonunun yayları bile yoktu. Onunla yolculuk yapan, büyük sarsıntılara katlanmak zorunda kalırdı. Ama onun için bir rahatsızlık söz konusu değildi. Dayanıklı ama rahatsız şeyleri severdi, her türlü rahatlığın düşmanıydı.
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
John Peter Eckermann
"Ayrıca biz yaşlı Avrupalılar, az ya da çok kendimizi iyi hissetmeyiz; içinde bulunduğumuz şartlar çok yapay ve zor, aldığımız gıdalar, yaşam tarzımız gerçek doğadan uzak, etrafımızdaki insanlarla aramızda gerçek bir sevgi ya da iyilikten eser yok. Herkes zarif ve kibar, ama kimsenin samimi ve dürüst olmaya cesareti yok, doğal eğilimlere ve ruh haline sahip dürüst bir insan gerçekten kötü karşılanıyor. Bir kez olsun, insan yaşamının tüm yapaylıklardan uzak ve saf halinin tadına varmak için, insan sık sık güney denizlerindeki adalardan birinde ilkel insan olarak doğma arzusuna kapılıyor. Yaşadığımız çağın acılarına derinlemesine dalıp ümitsizliğe kapıldığınızda, dünyanın yavaş yavaş kıyamet gününe hazır duruma geldiğini düşünüyorsunuz. Kötülükler nesilden nesile çoğalıyor! Babalarımızın günahlarından çektiklerimiz yetmiyor, bize miras kalan bu hatalara kendimizinkileri de katarak çocuklarımıza bırakıyoruz."
Alıntı
John Peter Eckermann
"Napoleon için o granitten yapılmış bir insan dendiğinde, söylenmek istenen şey özellikle beden yapısı. O kendine çok fazla güvenip, olmayacak birçok şeyin üstesinden geldi! Suriye çölünün ateş gibi kumundan Moskova'nın buz denizine kadar; sayısız sefer; sayısız savaş ve kurulan gece kamplarıyla, yaptıkları ortada değil mi! Büyük zorluklara ve büyük fiziksel yoksunluklara katlanmak zorunda kalmış! Az uyumak, az yemek yemek, ama her zaman için zihinsel olarak en üst düzeyde faal olmak! 18 Brumaire49 darbesinin heyecan ve telaşı arasında vakit gece yarısı olmuş, bütün gün boyunca hiçbir şey yememiş; bedensel kuvvetini düşünmeyi bir yana bırakıp, gecenin geç saatlerinde Fransız halkına o meşhur bildiriyi yazacak gücü kendinde bulmuştu. Neler yaptığını, nelere katlandığını düşününce, kırk yaşına geldiğinde bedeninde sağlam tek bir yer kalmamıştır diyorsunuz; ama o, o yaşta bile mükemmel bir kahraman gibi dimdik ayaktaydı. Yine de haklı olduğunuz bir konu var; kahramanlıklarının asıl parlak dönemi gençlik dönemine rastlar. Geçmişi pek bilinmeyen birinin, tüm güçleri harekete geçiren bir dönemde, yirmi yedi yaşında otuz milyonluk bir ulusun idolü olma başarısını göstermiş olması, oldukça önemli bir şey! Evet dostum, önemli şeyler yapmak için, insanın genç olması gerekiyor. Bu konuda Napoleon da tek değil!"
Alıntı
John Peter Eckermann
"Bir serseri elbette bir serseri olarak kalacaktır, basit bir insan her gün antik ruhun yücelikleri ile içli dışlı olsa bile bir adım ileriye gidemez. Oysa Tanrı'nın gelecekteki büyük bir insanın ve yüce bir ruhun yetenekleri ile donattığı soylu insan, Yunan ve Roma döneminin dünyasına girip, o dünyayı tanıyarak, kendini mükemmel bir şekilde geliştirebilir, her geçen gün hissedilir ölçüde benzer büyüklüğe ulaşabilir."
Alıntı
John Peter Eckermann
"İşte mesele bu!" dedi Goethe. "Aynı olduğumuz konular bizi pasifleştirir; oysa bizi üretken kılan karşıtlıklardır."
Alıntı