Halil Cibran'ın çok sevdiğim dizelerini hatırlayalım.
Çocuklarınız sizin çocuklarınız değil,
Kendi yolunu izleyen hayatın oğulları ve kızları onlar.
Sizin aracılığınızla geldiler ama sizden gelmediler
Ve sizinle birlikte olsalar da size ait değiller.
Onlara sevginizi verebilirsiniz, düşüncelerinizi değil.
Çünkü onların da kendi düşünceleri vardır.
Bedenlerini tutabilirsiniz, ruhlarını değil.
Çünkü ruhlar yarındadır,
Siz ise yarını düşlerinizde bile göremezsiniz.
Siz onlar gibi olmaya çalışabilirsiniz ama sakın onları
Kendiniz gibi olmaya zorlamayın.
Çünkü hayat geriye dönmez, dünle de bir alışverişi yoktur.
Siz yaysınız, çocuklarınız ise sizden çok ileriye atılmış oklar.
Okçu, sonsuzluk yolundaki hedefi görür
Ve o yüce gücü ile yayı eğerek okun uzaklara uçmasını sağlar.
Okçunun önünde saygıyla eğilin
Çünkü okçu, uzaklara giden oku sevdiği kadar
Başını dimdik tutarak kalan yayı da sever.
Fırtınadan önce sorsalar kazıkların sapasağlam duracağını, güllerin ise kırılacağını düşündüğümü söylerdim. Oysaki tam tersi olmuştu. Kazıklar fırtınada esneyemediği, dimdik durduğu için kırılmıştı. Güller ve domateslerin narin dalları ise esnekti. Fırtına esnekliği olanları kıramadı. Güller ve domatesler o gün kulağıma fısıldadı: "Esnemezsen kırılırsın."
Herkesin standart aynı ödevlere tabi tutulduğu, farklı becerileri olan çocukların görmezden gelindiği bir sistemde maymunun yüzmesini, balığın ağaca çıkmasını bekliyoruz. Yüzemeyen maymun ve ağaca tırmanamayan balık kendini yetersiz ve başarısız hissediyor. Oysaki güçlü yönleri desteklendiğinde dünyanın en iyi yüzücüsü olabilecek bir balık, ağaca tırmanmaya çalışarak ömrünü heba ediyor.
Kitabı beğenmedim. Kapak kızı serisini çok beğenmiş ve hızlı bir şekilde okumuştum. O seriden sonra bu kitabı sipariş verdim aynı şekilde sürükleyici olacağını düşünerek. Ancak kitap ilerlemiyor(benim için böyle oldu), o kadar fazla karakter ve olay var ki zihnim darmadağın oldu ve olayları toparlayamadım. Sürekli yeni birisi çıkıyor karşına ve onunla ilgili bir ton sıkıcı bilgiler. Birkaç sayfa sonra bambaşka birisi geliyor ve yine sıkıcı bilgiler. Karakterler arası bağlantılar ortaya çıkıyor ama benim dikkatim öyle bir dağılmışki kim kiminle bağlantılıydı kaçırmışım Son yüz sayfasını okumadım, bıraktım kitabı. Bu kadar fazla karakter olması çok sıkıcı bir şeymiş ve asla benlik bir tarz değilmiş ben onu anladım. Yine seveni vardır bu tarzın da, ama özellikle dikkat dağınıklığı olanlar bu kitaba asla bulaşmalılar