Herşeyi bildiğin bir yerden geliyorsun, o yerde cevaplanmamış hiç bir soru yok. Ana rahminde unuttuklarini hatirla, sen aslında hiç çıplak olmadın. Göğüs kafesinde örülü kemikleri demir parmakliklari parçalar gibi parçala. Sinendeki öze ulaştığında tüm sırlar açığa çıkacak ve sen sözün en güzelini söyleyeceksin. Buna inan, tüm kalbinle!..
Derinlerde hissettigim bu sese kulak tıkayan mantığım somut deliller aramaya başladı bile. Yazgiya ihanet eden zihnimi susturmaliyim. Süresi kısa,manası uzun zaman alan muhasebeden sonra kalkti masaya çay bıraktı ve yazdı.
İLK AŞK
Şatodan gelen tanburun sesi ile ortaçağ ve yakin çağın birbirine sevdası başladı. Uzay zamanında bir yerden geçmişte var olan yerlere bir yolculuğa çıkıyoruz. Bu kadersel bir yol tercih değil, akisin tersine aktığı derin suların karşı kıyıya attığı tekerrür eden empatinin masalı. Yeni dunya ihtiyaç listesi cikinin da, çantasında, bilgisayarın da belki telefonunda olması gereken en önemli bilgi ile ortaçağ ve yeni çağı bir araya getirecek olan empati. Hayır yenilebilir bir şey değil, yol azığı yapılmasından maksat tekerrür yazgısını sevgiyle takas etmek...
Çayı sogumustu. Ayağa kalkıp balkona çıktı. Soğuk gri dumanla kaplanmış şehrin havasını solurken sigarasinin gri dumaninida şehre kattı
(Buz kovası)