Ortadoğu’da etrafı etkileyen iki kuvvet var: Dili, edebiyatı, felsefesiyle İran; askerlik ve bürokratik geleneği ile Türkiye. İran’da beynelminel ölçülerde çok iyi yetişen, şuanda çoğu yurt dışında yaşayan bir aydın sınıfı da var. Bu iç içe yaşayan iki ülkenin birbirini tanıması, kültürel hafızasını tazelemesi gerekli.
Uzak Horasan’da, Nişabur’da Feridüddin Attar’la, Ömer Hayyam’ ın mezarlarını ziyaret ediyoruz. Hiç ummayacağınız köylü kılıklı adamlar, küçük taşra memurları Hayyam’ın bir beyitini okuyunca arkasını getiriyorlar.
Bir şeyi taktir etmek lazım; İran yönetimi ve halk, Isfahan ve Yezd gibi geleneksel şehirlerin tarihi yapısını ve çevreyi korumakta son derece başarılı ve hassas hareket ediyorlar. Isfahan’da gökdelen yok, müsaade edilmiyor. Yapımı denendi fakat yıkıldı.
Tebriz bugün 2 milyon nüfusuna rağmen ülkenin dördüncü büyük şehridir. İran Ermenilerinin ruhani merkezidir. Birçok Müslüman büyükleri arasında Şems-i Tebrîzî de bu şehrin büyüklerindendir. Depremleriyle meşhurdur. Halen İran’ın halıcılık merkezi sayılabilir, en güzel halılar orada dokunur.