Ne garip
Balkanlardan esen rüzgarla ben
Sense Anadolu’nun bağrından koparılarak
savrularak sığınmışız Kınalı'nın sahillerine aynı zamanda olmasak bile...
Kaptığımız gibi çakılı
En çok kim sektirecek denizin üstünde taşı
“Bir, iki, üç ...... on üç"
Çocukluğun yaşamımıza değdiği gibi Bakardık arkasından
Şıp,şıp,şıp,şıp
Ne garip
Yine de
Her sonbaharda
Leylekler
Göçerken buradan
Döner Ada'nın etrafında
Son bir bakış atıp kaybolurlar Çocukluğumuza ve sonsuzluğa
Eminim ki,
Her sonbahar göçerken leylekler buralardan
Kınalı'nın sahillerinden
Denize sektirdiğin taşı
Ve yetim çocukluğunu
Dimdik duran delikanlılığını bulacaklar
Ve seni Hrant, hiç unutmayacaklar
#GÜLER YÜCEL