Rümeysa

Rümeysa
@Pdbsj
İskender PALA - Efsane Kitabı İncelemesi.
8/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2018 55. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 13 Ekim 2018 23:37
Evet, bugün gene buram buram tarih kokan bir İskender Pala kitabı incelemesi için birlikteyiz arkadaşlar. İskender Pala’nın kendisi ile olmasa da, romanları ve kalemi ile ilk defa "Abum Rabum" #30305965 sayesinde tanıştım. Şahsen çok beğendiğim Abum Rabum sonrasında okumuş ve incelemiş olduğum kitap türlerine ara vererek, araya gene bir dönemi konu alan bu güzel tarihi romanı almak istedim. Burada maksadım hem yazarın kalemini, hem okumadığım eserlerini biraz daha iyi tanımaktı ve değişiklik yaparak biraz olsun tarihte yolculuk yapmaktı. O zaman konuyu çok uzatmadan kitabımız “Efsane” ve ona dair incelememize geçelim derim. Çok köklü, zengin ve ihtişamlı bir tarihe sahip olduğumuz kaçınılmaz bir gerçektir. Bu tarihi süreç ilerlerken/gelişirken, sadece biz Türklerin değil, bizden olmayan, ama bizden daha çok Devlet-i 'Aliyye Osmanlı İmparatorluğu için çabalamış olan nice yabancılarında bu görkemli, ihtişamlı tarihe katkıları olmuştur. Bu görkemli zaman diliminde, ne efsaneler ve ateşinin sevenleri kor gibi yaktığı aşklar yaşanmıştır, ah bir bilseniz!!! Tarifi mümkün olmayan imkânsız aşktan, kor ateşten ve Osmanlı’nın hükümdarlığında olan denizlerden gelenler, bu karanlıkta biz insanlara birer kandil olur ve kapağını aralamış olduğumuz zamanı aydınlatırlar. Osmanlı’da “Efsane”leri dinleyerek yaşamak kadar, bir efsaneye kahraman olmak ve o efsaneyi yazmakta mümkündür. Bazen aradığınız bir şeyi tarihin tozlu sayfalarında ya da tasvirlerinde bulamazsınız. Yeri geldiğinde en dibe, tarihte bir zamanlar yaşamış insanlara ve fırtınası, mucizesi, macerası çok olan denizlere de açılmak gerekebilir. En zorlu ve beklenmedik bir anda bile, sizi bekleyen unutulmaz bir aşk ya da makam mevki kaderiniz olabilir ve hatta nesilden nesile, kuşaktan kuşağa
Edebiyat
Efsaneİskender Pala · Kapı Yayınları · 202016,5bin okunma
Rümeysa
Kitap efsane sende efsane bir inceleme yazmışın Adem. Okumak isteyenlere net bir açıklama.
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Çay edebiyatı yapacaksanız da böyle yapın!!
Çay ritüeli, aynı jest ve yudumlamaların bu değerli sür­dürülüşü, basit, sahici ve rafine duyumlara bu yükseliş; çay, yoksuların olduğu kadar zenginlerin de içeceği olduğundan bir aristokrat zevkine sahip olma izninin pek az masrafla her­kese bu verilişi; yani çay ritüeli, hayatlarımızın saçmalığında dingin bir uyum gediği açmak gibi olağanüstü bir erdeme sahiptir. Evet, evren boşlukla elbirliği yapar, kayıp ruhlar güzelliğe ağlar, anlamsızlık bizi kuşatır. O halde, bir fincan çay içelim. Sessizlik olur, dışarıda esen rüzgar işitilir, sonba­ har yaprakları hışırdar ve uçuşur, kedi sıcak bir ışık içinde uyur. Ve her yudumda zaman iyice yücelir.
Sayfa 76 - Turkuaz Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Rümeysa
İçelim bir fincan ne ki bir demliğin dibini kurutalım :))
9/10
·208 syf.··
2018 63. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Ekim 2018 14:06
Yaşadığımız dünyayı doğru değerlendirmenin ve anlamanın en önemli koşulu kuşkusuz bilimi en doğru şekilde anlamaktır. Bilim çoğu kez, bir bilgi birikimi veya düzenli güvenilir bilgi olarak tanımlanır. Özünde bir arayıştır, gerçeği bulmaya ve yaşadığımız dünyayı, hatta evreni açıklamaya yönelik bir çabadır. Bunun yanında, dogmalar içeren bir öğreti olmayıp tutarlılık ölçütüne bağlı bir deneme-yanılma sürecidir. Bilimde en sağlam görünen kuram ya da yasaların bile hatalı olma olasılığı vardır. Yani bilim de pek tabii yanılabilir. Bilimin en sevdiğim özelliği de yanılma payına her zaman yer vermesidir. Bilimin ne olduğunu ifade ettikten sonra, bilimin ne olmadığını da sıkça düşülen yanlışlardan biriyle örneklendirmek istiyorum. Teknoloji=Bilim demek doğru değildir. Zira teknoloji tek başına bilim demek olmayıp bilimin pratik bir uygulamasıdır. Bilimin etkinlik alanı sınırsızdır. Aklınıza gelebilecek her şeyle ilgilenir. Doğada olup biten her şey, toplumsal yaşamın her cephesi, geçmişte ve şimdi oluşan tüm gelişmeler bilimin inceleme alanı içerisindedir. Amaç, evreni anlamaktır. Fakat asla, kimilerinin düşündüğü gibi, Tanrı'yı bulmak veya ispatlamak amacında değildir. Zira bilim bir arayıştır. Merak duygusundan yola çıkarak evreni anlamlandırma çabasıdır. Dinin veya Tanrı'nın ise, aranılmaya veya bulunmaya ihtiyacı yoktur. Böyle bir düşünce en başta, insanların dini inancının zayıflığından ötürü ortaya çıkmıştır diye düşünüyorum. Zira bilimsel her araştırma bir problemden, bir açıklama ihtiyacından kaynaklanır. Oysaki, az önce ifade ettiğim gibi, Tanrı'nın bir açıklamaya ihtiyacı olmadığı gibi, bir "problem" de değildir. Din-Bilim tartışmasını çok fazla uzatmadan, zamanında değerli dostum Oğuz Aktürk ile bir alıntı altında gerçekleştirdiğimiz
Bilim
Bilimin ÖncüleriCemal Yıldırım · Bilim ve Gelecek Kitaplığı · 2007190 okunma
Rümeysa
Bilim dolu bilgili bir inceleme olmuş.
8/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2018 67. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Ekim 2018 14:43
Dokunmak.. Günümüz algısının (algılanmak istenilenin), tensel olanın tersine.. Ruha, kalbe, bir hisse, geçmişe, geleceğe, bir anıya dokunmak.. Bir çocuğun masumiyetine.. Bir hayata.. Belki iyi, belki kötü.. Kimi dokunuşlar vardır. Değdiği yerde çiçekler açtırır. Kimisi de karartır orayı, alır ışığı. Söndürür tüm lambaları.. İşte Yalçın Tosun ile ilk tanıştığım bu kitabında kısa hikayeleri ile bir çok şeye dokunduk birlikte. Bazen içimde en güzel şeyleri uyandırdı. Bazen de, bugün de çoğunlukla yaşadığımız bir takım kötülükleri anımsatıp gözlerimin dolmasına sebep oldu. Onunla birlikte girdiğim bu ‘Dokunma Dersleri’ nde bir çok hissi yaşadım. Özellikle ilk öyküsü ‘Damdaki’ bana öyle güzel geldi ki. Bir çocuğun gözünden sevgiyi gördüm. Ve bu sevginin yazarın kalemiyle ne kadar güzel aktarılabileceğini. Başka bir hikayede yine bir çocuğun ağzından duyduğum şu cümle ile insanlığın zavallılıklarını, ikiyüzlülüğünü sorguladım; “Zavallılığın, diye geçiriyorum içimden, ne çok giysisi var.” Sonra Dilan ile gözlerim öyle doldu ki, isyan etmek istedim bu dünyanın tüm kötülüklerine ve kötü şahsiyetlerine.. Son olarak da herkesin kendi gemisindeki o yaşamları, bencilliğini, sadece gördüğü ile vardığı yargılarını sorguladım. Hissiyatlara verilmeyen değeri.. Her hikaye ile başka diyarlara gittim. Şunu farkettim: En kötü durumu bile öyle sakinlik ve sessizlik ile anlatıyordu ki Yalçın Tosun, sanki sessiz çığlıklar atıyor gibiydi. Susarak, sadece sözcükleri ile dokundu ve yaktı yüreği kimi yerde. Ve bana sözcüklerin değerini, ufacık bir kelimenin verebileceği hisleri hatırlattı tekrar. Bizim elimizdeydi tüm kelimeler, hangi yola koyacağımız onları ve nasıl şekillendireceğimiz. Seni tanıdığıma sevindim Yalçın Tosun. Ve hikayesever herkesin okumasını tavsiye ediyorum onun
Dokunma DersleriYalçın Tosun · Yapı Kredi Yayınları · 2018792 okunma
Rümeysa
Güzeldi😊
Puan vermedi·300 syf.··
Beğendi
·
2018 67. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2018 02:11
Belki bir sosyal medya canavarısınız belki de sosyal medyaya yeni yeni giriyorsunuz. Her iki durum için de bu kitap faydalı bilgiler içeriyor. Özellikle, sosyal medyada nasıl davranılması gerektiğiyle ilgili samimi cümleler var kitapta. Yazar buna "kişisel marka konumlandırma" adını vermiş. Geleneksel özgeçmişin yerini sosyal medyanın aldığı iddiasına da katılmamak mümkün değil. İnsanların kim olduklarını, nelerle ilgilendiklerini hatta o anki duygu durumlarını sosyal medya paylaşımlarından anlamak mümkün olabiliyor. Kitap; Facebook, Twitter, Instagram, Youtube ve LinkedIn özelinde işe yarayacak öneriler paylaşıyor; bunu yaparken de araştırma sonuçlarından faydalanıyor. Bazı bölümlerin sonunda verdiği kısa röportajlarda da konuyla ilgili uzmanların görüşlerini okuyoruz. Sosyal Medyada Kriz Yönetimi, Kişisel Marka Konumlandırma, Sosyal Medyada Profil Oluşturmak bölümleri ilgimi çeken başlıklar oldu. Yukarıda saydığım sosyal medya mecralarında başarılı olabilmek için de her bir mecraya ilişkin öneriler bölümler halinde verilmiş. Özellikle, profesyonel sosyal medya yönetimiyle ilgili yararlı bilgiler, örnekleriyle birlikte bu kitabın sayfalarında.
Sosyal Medya Canavarı Olmak İster misin?Oğuzhan Saruhan · Mediacat Yayıncılık · 201853 okunma
Rümeysa
İlgi çekici bir kitap. Tam da zamana uygun. :))