Her ruhta bir amaç ve ideal düşüncesi yaşar ve ruh bunların yardımıyla içinde bulunduğu durumu aşmaya, somut bir amaç saptayarak haldeki eksikliklerini gidermeye, karşılaştığı güçlükleri yenmeye çalışır.
İnsan hayatın anlamını ve değerini sorgulamaya başladığı anda hastalanır; çünkü ikisinin de nesnel bir varlığı yoktur. Bu soru tatmin edilmemiş bir libidonun, başka bir şey olduğunun itirafıdır ki bu da üzüntü ve depresyonla sonuçlanacak bir mayalanma sürecidir.
Hayat çok zordur ; karşımıza bir sürü acı, hüsran ve imkansız vazifeler getirir. Yatıştırıcı çareler olmadan hayatın üstesinden gelemeyiz. Bu çarelere üç örnek sayabiliriz: acımızı hafifletecek güçlü saptırmalar, acımızı geçirecek ikame mutluluklar ve acıya karşı bizi duyarsızlaştıracak uyuşturucu maddeler.