Umut Burak

Umut Burak
Psikolojik Danışman
Psikolojik Danışman
Üniversite
49 okur puanı
Ağustos 2019 tarihinde katıldı
 Kim ne derse desin, belirtileri insanı hiç yanıltmayan, şaşır­tıcı bir çekim gücü vardır insanlar arasında. Seven adamın sesinin tınısı, bakışları, tutkulu hareketleri belki taklit edi­lebilir; usta bir oyuncu genç bir kızı aldatabilir; ama başa­rılı olması için meydanın boş olması gerekmez mi? Bu genç kızın yanında gönlüne uygun biri varsa bir sevdanın gerçek olup olmadığını hemen anlamaz mı? Emmanuel de o sıra­lar tıpkı Marguerite gibi, tanıştıkları günden beri başlarının üstünde uğursuz, kasvetli bir hava yaratarak sevginin mavi göğünü görmelerine engel olan bulutların etkisi altındaydı. Dindarca belirtileri umutsuzluk içinde daha da tatlılaşan ve esrarengizleşen, çıldırasıya bir sevdayla bağlıydı sevgilisine. Ne var ki parasızlığı toplum içinde onu Marguerite’den çok uzaklaştırıyor, soylu bir addan başka verecek hiçbir şeyi olmadığı için de genç kızın onu koca olarak kabul etmesi olasılığını aklının ucundan bile geçirmiyordu.
Sayfa 126·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
Ailelerin özel yaşamında öyle bir an gelir ki çocuklar isteyerek ya da istemeyerek analarını babalarını yargılamaya başlarlar. Bayan Claes bu durumun tehlikesini kavramıştı.
Sayfa 95·Kitabı okudu
Edebiyat
Birçok erkeğin sürekli uyumsuzluğa yol açan huy­suzlukları vardır; bunlar evliliğin erişilmez güzelliği olan ev uyumunu bozarlar; erkeklerin çoğunun küçük kusurları var­dır ve bunlardan sıkıntılar doğar. Kimi erkek görevlerine bağlı ve etkin ama sert ve geçimsizdir; kimi erkek iyi yürekli ama inatçı olur; kimi karısını sever, ama isteklerinde karar­sızdır; kimi bir şeylere göz dikip kapılır, duygularından borç öder gibi sıyrılır; kimi zengin eder ama yaşamda tat tuz bı­rakmaz. Kısacası toplumsal ortamda yaşayan insanlar on­lara önemli kusurlar yükleyemesek de kusursuz olmaktan çok uzaktırlar. Düşünce insanları da barometreler kadar de­ğişkendir; yalnızca dâhi, özünde iyidir. Gerçek mutluluk ruhsal basamakların yalnızca iki ucunda bulunabilir. Yalnız­ca safdille dâhi biri zayıflığı, öteki gücüyle yaşamın bütün pürüzlerini yok eden sürekli bir tatlılık, inişsiz çıkışsız bir ruh hali yaratabilirler. Birinde kayıtsızlık ve uyuşukluk var­dır, ötekinde hoşgörü ve yüce düşüncenin sürekliliği; dâhi yüce düşüncenin yorumlayıcısıdır ve ilkede de uygulamada da kendi kendine benzemek zorundadır.
Sayfa 28·Kitabı okudu
Edebiyat
 Yaradılı­şımız, mutluyken başımıza gelen bir tatsızlığı kederliyken tadacağımız bir hazdan daha çok duyurur bize.
Sayfa 22·Kitabı okudu
Edebiyat
Ve insan için geçmiş şaşılacak derecede geleceğe benzemez mi? Ona geçmişte ne olduğunu söylemek, hemen her zaman gelecekte ne olacağını söylemek değil midir?
Sayfa 4·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam