B

Umut, karanlığın içinde daha güçlü parlar.
"Yaşama arzusu ile dolusunuz ve yaşamsal sorunları mantıksal karmaşa ile çözmeye kalkıyorsunuz. Nasıl da sırnaşık, nasıl da edepsizce çıkışlarınız var ve üstelik nasıl da korkuyorsunuz! Saçmalıyorsunuz ve halinizden memnunsunuz, edepsizce sözler söylüyorsunuz ve sürekli olarak bunlardan kendiniz korkuyor ve özür dilemeye başlıyorsunuz. Hiçbir şeyden korkmadığınızı ileri sürüyorsunuz, ama aynı zamanda bizim görüşlerimize dalkavukluk ediyorsunuz. Öfkeden dişlerinizi gıcırdattığınızı iddia ediyorsunuz, ama aynı zamanda bizi güldürebilmek için espri yapmaya çalışıyorsunuz. Esprilerinizin parlak olmadığını biliyorsunuz, ama açık ki, onların edebi değerinden pek memnunsunuz. Belki de gerçekten ızdırap çektiniz, ancak kendi ızdırabınıza en ufak bir saygı duymuyorsunuz. Sözlerinizde bir parça hakikat de var, ama arılık, saflık yok. En adisinden şöhret düşkünlüğü yüzünden hakikatı eesatışa, pazara, utanca çıkarıyorsunuz... Gerçekten bir şeyler söylemek istiyorsunuz, ama korkudan son sözlerinizi gizliyorsunuz, çünkü sizde onları telaffuz edecek kararlılık yok, sadece korkak bir küstahlık var. İradenizle övünüyorsunuz, ama sürekli tereddüt ediyorsunuz, çünkü her ne kadar kafanız çalışıyorsa da kalbiniz fesattan kararmış, üstelik temiz bir kalp olmadan tam ve kusursuz bir irade olamaz. Ne kadar sırnaşık, ne kadar yılışık, ne kadar yapmacıksınız! Yalan, yalan ve yine yalan!"
Sayfa 40·Kitabı okudu