Bana bir gün bir çiçek sundu biri:
Mayıs güllerinden bile güzeldi.
Benim Güzel bir Gül Ağacım var dedim,
Ve geri çevirdim bu tatlı çiçeği.
Sonra gittim Güzel Gül Ağacıma:
Gece gündüz yanında olmaktı niyetim.
Ama Gülüm kıskanıp sırt çevirdi bana:
Sırf dikenleri oldu elde ettiğim.
A flower was offerd to me:
Such a flower as May never bore.
But I said I’ve a Pretty Rose-tree,
And I passed the sweet flower o’er.
Then I went to my Pretty Rose-tree:
To tend her by day and by night.
But my Rose turnd away with jealousy:
And her thorns were my only delight.
Ağlıyordum gece gündüz
Gözyaşımı siliyordu meleğim
Gece gündüz ağlıyordum
Kalbimin hazlarını ondan saklıyordum
Kanatlarını takıp uçtu bu yüzden:
Gün gül pembesine döndü birden:
Gözyaşımı kuruttum, korkularımı donattım
On binlerce kalkan ve mızrakla.
Çok geçmeden Meleğim geri döndü:
Silahlanmıştım artık, gelişi boşunaydı:
Çünkü geçip gitmişti gençlik çağım
Ve başımda ağarmıştı saçlarım