“Sınava günler kala çalışmaya başladığım ama birkaç gün öncesinde çalışmayı bıraktığım ergenlik yıllarımı düşünüyorum. İnsanın en bereketli yıllarıdır onlar güya. En fazla boş zamanı olması gereken yıllar… Dört yanı kitaplarla, plaklarla, resimlerle, fotoğraflarla, ağaçlarla, çiçeklerle çevrili yıllar…”
Bir şeylerin kaybolmadan önceki son halleri… Bilseydik kaybolacaklarını, tamamen yitip gideceklerini, durdurmak için ne yapabilirdik? Hiçbir şey. Kontrolün bende olmadığını idrak ettiğimden rahatlamış, kurtulmuş durumdayım. Bir şeyler kaybolacak ve ben de kayıpların izlerini taşıyacağım. İzlerle yaşayacağım… Ne var bunda ?”
“- Özellikle annelerimiz bu hataya düşüyor…
- Ne hatası?
- İnsan değillermiş gibi davranma hatası… Genç olmamışlar, batırmamışlar, yalan söylememişler, sevişmemişler, acı çekmemişler gibi, kararlı ve güçlü görünmeye çalışma hatası.”