Kızarmış Palamutun Kokusu’nu Paris’te memleketimden uzakta okudum. Tüm kitap boyunca adeta İstanbul’u dinledim, Istanbul’u kokladım. Özlemişim. Doğduğum şehrin zengin tarihinin, kültürünün, insanlarının , doğasının kendi üstümdeki izlerini yeniden keşfettim. Kahraman kendini ararken sanki ben de onunla kendimi aramaya çıktım. Eski ve yeni İstanbul’u sanki ben de kitabın kahramanıyla birlikte yürüdüm. Taksim, Beyoğlu, Cihangir burnumda tüttü.. Kitabın hissettirdikleri konusunun ötesinde… Bir çeşit hipnoz etkisi yarattı bende . Kitabı okuduğum süre boyunca ben de yaşam içinde bir ileri bir geri gittim geldim… “Kızarmış palamut kokusu” deyince aklımıza gelen çağrışımların aynı olduğu herkese selam olsun.
Keşke 10 sene, 20 sene, 30 sene… önce okusaydım diyebileceğim bir kitap.. Kendi gerçeğini, amacını arayan herkesin çok geç olmadan okumasını tavsiye ederim.