Umulmadık anda şahane bir şiir sıkışıyordu sözlerin arasına. Edebiyat hep vardı. Türküler hep yaralı, hep iç sızlatan türdendi. Efkârlı insanların, sanki birbirleri olmazsa kendilerini yalnız, yapayalnız ve kimliksiz hissedecekleri için sığındıkları bir dükkandı burası. Yok yok, kaybedenler kulübü değil, bildiğiniz bir cumhuriyet. Şiirin özgür kılındığı, küfürlerin Can Yücel'ce edildiği, Deniz'lerin fotoğrafının başköşede yer aldığı bir cumhuriyet!
Tüm gözlerin onu gördüğünü düşündü. Ne tam itirazcı biriydi, ne de uyumlu ve teslimiyetçi... En kötüsüydü işte. Arada kalandı o. Hem bu tuhaf kalabalığa aitti ruhu, hem de tamamen dışındaydı.