Pelin KILIÇ

Bizler volta atmaya, çocukken odalarımızda herkes uyuduktan sonra adımlarımızı saymaya alışmıştık ve şimdi de bedenimizi nakletmeden oturmaktan rahatsız oluyorduk. İkimizin de ortak paranoyasıydı bu. Aynı yerde uzun süre durmak, oturmak korkutucuydu. Bizi kovalayan birilerinin olmamasına rağmen yakalanacağımızı düşünüyorduk. Yakalanıp parça parça edileceğimizi, saçlarımızın kirli ellere dolanıp yerlerde sürükleneceğimizi... Neden kaçtığını bilmemek en kötüsüdür. Hayalî düşmanlarla savaşan Don Quijote'nin adı bu yüzden dört bir yanda uçuşur. Bizi takip eden yoktu. Ama biz hep sırtımızı duvara veriyorduk, oturduğumuz yerden kapıyı görmeye gayret ediyorduk. Bizi büyürken kimse mutsuz etmemişti ama yine de herkesten nefret ediyorduk. Nefsi müdafaa bile değildi yaptıklarımız, düşüncelerimiz. Başımızı büyük belalara sokmadığımız zamanlarda kimse ölümümüzü arzulamamıştı. Hayatımızdaki tek gerçek nefsi müdafaa intihardı. Bedenimize ve hayatımıza saldıran aklımızdaki düşünceleri yok etmekti. Hayatımızı bizim dışımızda kimse mahvetmemişti. Ve biz o intikamın peşindeydik. Beynimizi öldürmenin peşinde.
Sayfa 87·Kitabı okudu
1000Kitap
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Ama belki bir gün başkaları da hisseder. Başka insanlar da benden sonra anlarlar mevcut insan ırkının sakat olduğunu. Anlarlar belki de, delilerin dünyanın gerçek efendileri olma ihtimalini.
Sayfa 86·Kitabı okudu
1000Kitap
Aslında çoğalma hikayeleri biraz düşünüldüğünde hayli ilginç noktalara varılabiliyor.Din kitapları temel alındığında ve bu kitaplara inananların sayısının dünya nüfusunun yarısından fazlasını oluşturduğu göz önüne alındığında bazı mantıklar yürütülebilir.Din kitapları ilk insandan söz eder.Adem’den.Bunu kabul edebilirim.Ve kaburgasından türemiş Havva’yı anlatırlar.Bunu da kabul edebilirim.Mucizeler dinlerin ana motorlarıdır ne de olsa.Ancak üreyerek çocuk yapmalarını ve o çocukların da kendi aralarında üreyerek çoğalmalarını kabul edemem.Bir an için bütün bunların doğru olduğunu düşünsek bile ortaya şöyle bir tablo çıkar.İlk insan Adem ve Havva ve onların çocukları normal insanlardı.Ancak torunlar pek de öyle olamazlar.Akraba evliliğinin ürünü olan torunlar normallikten anormalliğe geçmeye başlamışlardı.Ve kuşaklar boyunca sürerek bugüne kadar geldi söz konusu çoğalma.Anormallik katılaştı ve normal olarak algılanmaya başladı.Kardeşler arası ilişkilerden meydana gelen çocukların yarattıkları kuşak sakat olarak dünyada yaşamaya başladı.Ve bugün düşündüğümüzde,ilk insanın belki de altı parmaklı,dört kollu,üç bacaklı olduğunu söyleyebilirz.Bunlardan emin olmasak dahi,bizden kesin olarak farklı olduklarını söyleyebilirz.Gerçek şu ki,dünyaya binlerce yıldır hakim olan insanlık,din kitapları esas alındığında,sakat bir ırktır.Hastalıklıdır.Kardeşlerin birbirleriyle üremesinden ortaya çıkmıştır.Ve diğer bir gerçek ise dünyaya gelen,bilimin hasta olarak nitelendirdiği çocukların,otistiklerin,spastiklerin ve sakat olarak tanımlanabilecek insanların aslında Adem ve Havva gibi görünebilme,gerçek atalarımız olma ve insanın ilk yaratıldığı biçimde olma ihtimalidir.
Sayfa 85·Kitabı okudu
1000Kitap
Ruhumdaki düğümler fazlasıyla sıkı. Kimsenin onları çözecek kadar ince tırnakları yok. Bense çoktan vazgeçtim tırnaklarımı uzatmaktan. Kendimi bilmeyi bıraktım. Ölümü bilmek ve anlayabilmek bile daha kolay. Yanıtı olmayan bir soru olarak geldim ben dünyaya. Ve sorusu olmayan bir yanıt gibi de gidiyorum.
Sayfa 68·Kitabı okudu
1000Kitap
"Umarım sabaha ölmüş olurum" diye kapattım gözlerimi, evdeki tek yatağın üstünde.
Sayfa 35·Kitabı okudu
1000Kitap