️
“Ümitsizliğe kapılma.” dedi. “En güzel şeyler her zaman en zor şeylerin ardındadır.”
.
Anne...
Okuduğumuz zaman bile içimizi bir sıcaklık kaplar sanki...
.
Peki bir anne çocuğu için neler yapabilir?
.
Bu sorunun cevabını Sarah Jio eserinde o kadar güzel vermiş ki... Anne olmayan bir kadının bile annelik duygularını harekete geçirebilecek bir enerjiye sahip kitap.
.
Yazarın okuduğum ilk kitabı Böğürtlen Kışı oldu. Ve son olmayacak kesinlikle...
.
Kitabın kapak tasarımını da çok beğendiğimi söylemeden geçemeyeceğim.
@penayayınları tebriği hak ediyor.
.
Henüz okumadıysanız hiç beklemeyin hemen okuyun derim!
Sevgiler...️
“İnsanların bazısı böyledir: Bir başarınız olduğunda önce aşırı bir hayranlıkla sarsılır, çevrenizde pervane olurlar, size yakın durarak kendilerini mühim hissederler, bir süre sonra da bu yakınlığı kaldıramaz hâle gelirler, çünkü şahsiyetlerinde bir şey eksiktir. Katiyen kabul etmeseler de, bu türden insanlar muhakkak ruhlarındaki eksikliği sezer ve sizde bulunan o fazla şeyden fevkalede rahatsızlık duyar.”
“Bir şeyler yapıyorum, yürüyorum, konuşuyorum, yemek yiyorum yani her zaman yaptığım işleri sürdürüyorum ama nasıl anlatsam, bir boşluk duygusu içinde. Sanki içimde derin bir hiçlik var.”
.
Zülfü Livaneli ne yazsa okurum dediğim yazarlardan.Huzursuzluk kitabını da severek okudum.
.
Gazeteci İbrahim, bir gün Hüseyin adında bir pizzacının Amerika’da öldürülmesiyle ilgili bir habere denk gelir.
Hüseyin, İbrahim’in Mardin’den arkadaşıdır. Ve bu haber onu Mardin’e çeker.
.
Livaneli’nin bu güzel kitabında ne mi okuyacaksınız?
Hüseyin ve IŞiD zulmünden kaçıp Türkiye’ye sığınan Meleknaz’ın aşk hikâyesini...
.
Bunun yanı sıra yazarımız Ezidilikle ilgili bilgilere de yer vermiş kitapta. Benim için ilgi çekiciydi diyebilirim. Ezidiliğin ne olduğunu merak edenler için de kitaptan bir alıntı bırakıyorum buraya. Sağlıcakla...
.
“Bu insanlar Yezidi değil Ezidi’dir. Altı bin yıllık bir dinleri vardır. Ezidiler, günde üç kere güneşe dönüp dua ederler, bazıları köklerinin eski güneş dinine dayandığını söylüyor.
Bunların inancına göre Tanrı ve yedi melek vardır. Başmelek de Melek Tavus’tur yani onların söyleyişiyle Tavuse Melek. Evet, tavuskuşu biçiminde bir melek, başmelek, Tanrı insanı yaratıp da ona secde etmesini istediği zaman bunu reddetmiş, ben ateşten yaratıldım, o topraktan; ona secde etmem, o bana secde etsin, dediği için cennetten kovulmuş.
Melek Tavus cennetten kovulduktan sonra yaptıklarına pişman olmuş, yedi bin sene gözyaşı dökmüş, dünyadaki bütün ateşleri söndürüp bütün denizleri doldurmuş. Bunun üzerine Tanrı yani Ezd onu affedip tekrar yanına almış, başmelek yapmış.”