Bir kişinin değil herkesin kötü olduğu lanet olası bir dünyada yaşıyorduk. Paylaştığımız şey mutluluk ve iyilik değildi artık. Hangimiz daha kötüyüz diye sıraya girmişiz de birinci olmak için birbirimizle savaşıyormuşuz gibiydik.
Her yara sarmakla geçmez, her iz yıkamakla gitmezdi. Bazı yaraların merhemi zamandı, sürdükçe daha çok kanardı. Bazı izlerin yeri derindi, kazısan da kurtulamazdın.