... toplumun içinde biraz olsun sivrilenler yani küçücük bir yenilik yapmak yeteneğini gösterenler, yaradılışları gereğince, herhalde - tabii az ya da çok birer cani olmak zorundadırlar. Yoksa sivrilmelerine olanak yoktur. Herkesle aynı düzeyde kalmaya ise, yine yaradılışları gereğince razı olamazlar.
Ama tuhaf değil mi, birdenbire, her kim olursa olsun, kimsenin ne düşündüğünü umursamaz bir hal alıvermişti. Hem de bu değişiklik, adeta bir anda, bir dakikada oluvermişti. Biraz düşünmek zahmetine katlansaydı, bir dakika önce nasıl olup da onlarla böyle konuşabildiğine, hatta nasıl olup da kendi duygularını anlatıp, başlarını ağrımaya kalkıştığına şaşardı.
Bu dakikada onun bütün varlığını dolduran biricik duygu, kendini korumanın verdiği sevinç duygusu, onu korkutan tehlikeden kurtuluş duygusuydu. Bu duygu, ön görüşlerden, çözümlemelerden, gelecekle ilgili tahminlerden, kuşkulardan, sorulardan uzak bir duygu idi. Bu, düpedüz, tam anlamıyla hayvanca sevinçle dolu bir andı.