Ahmet CESUR

Ahmet CESUR
@Pensador
En büyük hayalim; insanlığın, fikirlere saygısızlığın en büyük suç sayıldığı bir zamana evrilip, bir kere var olmalık bu hayatta tamamen özgürleşmesi.
Sussan kim duyar, kim görür konuşsan. Sana diyorum ey inziva, sözüm sana. Çekildiğin yerde ayyuka çıkan endişe boşa Başı göğe değen kuşu gör, Hürlüğün azizliği kanatlarından süzülüyor. İşte bu yüzden, belki de bu yüzden Her canlı kadar hakkın var yaşamaya.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Ben yirmi dört saatim Uyumak için geceyi beklemem Uyanmak için de güneşi Yaşamak bir bütündür derim Toprağın kokusu, yaprağın sesi Cıvıltısı kulağımdadır sabah kuşunun Ya da karanlıkta uluması baykuşun Aynıdır ya hani renkleri Gün batımı ve doğumun İşte bu yüzden ben yirmi dört saatim.
Üzerinde ayın yansıması vardı. Yakından baksan yıldızları da görebilirdin. Kan kokusu üzerindeki kanlı bıçak, Çıktığı yeri anlatmanın açlığını yaşıyor, Bir kalbi parçalamanın çığlını söylüyordu. Elinde metalin ahşabını kucaklamış kör, Sağır olmasa dönerdi eyleminden. En kötü taş olur kalırdı. Kalmak ve gitmek arasında kanlı kavga. Kim kazandı Kimse Savaş devam ediyor...
Dakika beş saniye otuz ve başlar çığlık
Düşmüş olabilirsin Zaaf ya bu Herkes muhakkak düşer Dizlerin yaralanmış Kalbin kana bulanmış olabilir Bir şarkı çağır Merhem olacaktır open.spotify.com/track/1lqIkknUG...
Kum Saati
Zamanın kumlarla ölçüldüğü bir zamanda Sözde zamandan münezzeh bir keşiş Kumları değneğiyle deşe deşe yürürken Bir fırtınadır kopar her yeri saran. O kumlar ki hangisi zaman hangisi mekan Keşiş kala kalır elinde değneği Çırpınırken bir fısıltıdır gelir kulağına Kumdur zamanın içinden çıkıp tenine çarpan, Tenine çarpıp onu eskiten kumdur. Ve anlar anlaşmalı kumla, barışmalı Sonunda değneği havada kabul eder Kum aktıkça eskiyecektir insan.