“Şeyler, özünde güzel veya çirkin değillerdir; ona bakanın haline göre oluşur bu vasıflar. İnsan evrene nasıl bakıyorsa evren de ona göre şekillenir. Güzel görüyorsa, güzel bakmıştır. Çirkin görüyorsa, bakışında bir farklılık vardır. Herkes kainatı, kendi algılarına yansıyan biçimiyle hissettiğine göre, kainatın durumu nesnel değil, özneldir.”
Beyin hakkında kitapları ve araştırmalarıyla ünlü Sinir Bilimci Prof Dr. Sinan Canan bir konferansında, hafıza türlerinden biri olan duygusal hafızadan bahsederken şunları ifade etmişti: "En kuvvetli hafıza duygusal hafızadır. Bir şeyi severek veya ondan nefret ederek veya ona öfkelenerek kaydettiğimizde en kalıcı kaydetme işlemini yapmış oluruz. Dünyada aslında birçok şeyi duygularla kaydediyoruz. Hiç fark etmesek de davranışlarımızı büyük oranda yönlendiren duygusal hafızadır. Beyin hakkında tek bir cümle söylemem gerekirse, ben şu cümleyi söylerim: Beynin öğrenmesi duygusal bağ kurmasına bağlıdır. Duygusal olarak bağlanamadığımız bir şeyi öğrenemeyiz. Homo Sapiens olarak insanın özelliği budur. Duygular bir yan ürün değildir. Duygular beynin çalışmasının ana temelidir. Duygulara hitap edemezseniz, hafızada her şey bir süre kalır ve sonra uçar."