Büşra

Büşra
@Pensadora
~Günün yorgunluğunu kitapların huzurunda dinlendiren bir anne. ~Çok fazla kitap, çok az zaman!
“Şeyler, özünde güzel veya çirkin değillerdir; ona bakanın haline göre oluşur bu vasıflar. İnsan evrene nasıl bakıyorsa evren de ona göre şekillenir. Güzel görüyorsa, güzel bakmıştır. Çirkin görüyorsa, bakışında bir farklılık vardır. Herkes kainatı, kendi algılarına yansıyan biçimiyle hissettiğine göre, kainatın durumu nesnel değil, özneldir.”
Reklam
Cenab-ı Hakk, bir kutsi hadiste "Ben kulumun zannı gibiyim, Beni nasıl biliyorsa öyle muamele ederim" buyurmuştur.
“Kainat aydınlık mı, karanlık mı? lztırar mı yoksa huzur mu veriyor evren? Alemi kuşatan sevgi mi, yoksa öfke mi? Yaşam mutluluk mu, yoksa keder kaynağı mı?”
Milan Kundera'nın dediği gibi; "Kiminle güldüğünü unutabilirsin; ama kiminle ağladığını asla!"
Beynin öğrenmesi duygusal bağ kurmasına bağlıdır.
Beyin hakkında kitapları ve araştırmalarıyla ünlü Sinir Bilimci Prof Dr. Sinan Canan bir konferansında, hafıza türlerinden biri olan duygusal hafızadan bahsederken şunları ifade etmişti: "En kuvvetli hafıza duygusal hafızadır. Bir şeyi severek veya ondan nefret ederek veya ona öfkelenerek kaydettiğimizde en kalıcı kaydetme işlemini yapmış oluruz. Dünyada aslında birçok şeyi duygularla kaydediyoruz. Hiç fark etmesek de davranışlarımızı büyük oranda yönlendiren duygusal hafızadır. Beyin hakkında tek bir cümle söylemem gerekirse, ben şu cümleyi söylerim: Beynin öğrenmesi duygusal bağ kurmasına bağlıdır. Duygusal olarak bağlanamadığımız bir şeyi öğrenemeyiz. Homo Sapiens olarak insanın özelliği budur. Duygular bir yan ürün değildir. Duygular beynin çalışmasının ana temelidir. Duygulara hitap edemezseniz, hafızada her şey bir süre kalır ve sonra uçar."
Reklam