Tabutumu mezara taşırken iki elimi tabuttan dışarıya sarkar halde tutun. Başkumandan şöyle sordu, "Bu nasıl bir istek? Eller her zaman tabutun içinde tutulur. Bir tabutun eller dışarı sarkar halde mezara taşındığı duyulmuş şey değil." İskender, "Sana açıklayacak kadar çok nefesim yok ama kısaca söyleyeyim, dünyaya boş ellerle gittiğimi göstermek istiyorum.
Giderek daha büyüdüğümü, daha zenginleştiğimi zannediyordum.
Fakat aslında giderek daha çok yoksullaşıyordum. Doğduğumda hayata avuçlarımda bir şey tutuyormuşum gibi yumruklarım kapalı gelmişim. Şimdi ölüm anında yumruğum sıkılı gidemiyorum" dedi.