Sırf ismine vurulupta okuma listeme aldığım bir kitap.Tanitiminda okuduklarımdan etkilendim özellikle bir müzik enstrumaniyla çocuk sesi,kadın sesi,bozulmuş ve kotulesmis erkek sesi çıkaran karakter dikkatimi çekti.Açıkcası o karakteri merak ettim fakat hayal kırıklığına uğradım sözü edilen özellik sadece bir,iki sayfada bir,iki cümle şeklinde geçmesi şaşırttı sanırım satış politikası diyebilirim okurlar kitaba hazırlanmış ve deyim yerindeyse ana karaktere doğa üstü güçler verilmiş.
Genel olarak bakacak olursak bu kitapta yazarın akıcı bir dili yok.Konu olarak güzel tasarlanmış duyguyu tam karşıya geçirmemiş arada kopuslara yaşanmıştır.
Bence güzel sanatlar eğitimi alan,ilgilenen kisilerin okuması gereken bireylerin sanatı niçin yaptığını sorgulatan tokat gibi bir kitap diyebilirim işte burda aklıma "sanat sanat için mi yoksa sanat toplum için mi?" Sorusu gelir,tamda burada yazar sanatçıları kendi vicdanıyla başbaşa bırakıyor.
Buarada yazar gerçekten toplumu iyi gözlemleyip tanıyan ve onların beklentilerine karışıklık veren biri çünkü kitabın geneline baktığımızda arka fonda sürekli acı var hüzün var devamlı bir duygu sömürüsü ,acıtasyon haller bu yüzden kitabın ticari bir kaygıyla yazıldığını ve yazarın kendiyle çeliştigini düşünüyorum .