Ya kalbim kırıksa, diye düşünmüştü. Ya gençken kırılmışsa ve artık karşımdaki insanda sevgi, şefkat uyandıramıyorsa?
Ya kalbi -ya da bir insanın içinde var olan ve onu sevgiye layık kılan şey her neyse- geri dönülmez biçimde yara aldıysa.
Hayatlarının böyle ilmek ilmek işlenmiş olması o kadar kasti görünüyordu ki… Sanki bir tanrı asırlardır hikayelerini yazıyor, her detayı dikkatle planlıyor ve yollarını özenle birleştiriyordu.