“Kendini,hapiste bulan bir insan kalkıp evine gitmek istedi diye onu nasıl küçümseyebiliriz?Ya da kaçamıyorsa bile duvarlar ve gardiyanlar dışında bir şeylerden söz etmesi suç mu?Mahkûm onu göremese de dışarıdaki dünya hâlâ gerçektir.”Bir başka deyişle,hapisten kaçmakla kavgadan kaçmayı birbirine karıştırmamak gerek.Çünkü tıpkı Thoreau’nun inzivaya çekilmesi gibi,”gerçek Kaçış çoğu zaman İğrenme,Öfke,İtham ve İsyan’la el ele gider.”
Her şey iyi gitmeyebilir,herkes mutlu sona ulaşmayabilir,ya da Yüzüklerin Efendisi’nde olduğu gibi zaferin bedeli çok yüksek olabilir;fakat böyle başlayan bir öykü ancak böyle sürebilirdi diye düşünürüz.