Yaratmak uğruna yok ettim kendimi; kendi içimde o kadar dışladım ki kendimi, artık kendi içimde dış görünüșüm haricinde var olamıyorum. Birçok oyuncunun sahneye çıkıp çeşitli oyunlar sergilediği boş bir canlı sahneyim ben.
İçimde başkaları dolanıyor. Onlardan uzak olduğumda bile, onlarla yaşamak zorunda kalıyorum. Yapayalnız olduğum zaman bile, etrafımı kalabalıklar çevreliyor. Kendimden kaçmadığım sürece, sığınacak
bir yerim yok.
Yaşamak, bir başkası olmaktır. Eğer bugün de dünkü gibi hissediyorsak, bizde duygu diye bir şey yok demektir; dün hissettiğimiz duyguların tıpatıp aynısını hissetmek hiçbir şekilde hissetmemek anlamına gelir; dün hissettiğimiz şeyleri bugün hatırlamaktan ibarettir bizim yaptığımız çünkü biz bugün, dünkü kayıp hayatımızın yaşayan kadavralarıyızdır.