Yüreğim paralanıyor. Gözlerin sözlerinden daha iyi anlatıyor bana içinde
bulunduğun tehlikeyi.
Özgür değilsin henüz, hâlâ özgürlüğü arıyorsun. Uykusuz ve aşırı uyanık
kılmış arayışın seni.
Özgür yüksekliklere çıkmak istiyorsun, yıldızlara susamış ruhun. Ama kötü
dürtülerin de özgürlüğe susamış.
Vahşi köpeklerin özgür kalmak istiyor; tinin tüm zindanların kapısını açmaya
çalıştığında, zevkten uluyorlar mahzenlerinde.
Henüz bir tutsaksın benim gözümde, özgürlüğü tasarlayan: ah, kurnazdır böyle
tutsakların ruhu, ama hilebaz ve kötüdür aynı zamanda.
Arınması da gerekir tinden azat olanın. Hâlâ zindanın ve çürümenin izleriyle
doludur içi: arınması gerekir gözlerinin de.
“Sen hakikati dile getirdin, Zerdüşt. Yükseğe çıkmak istediğimden beri, ben
bile güvenmiyorum artık kendime, hiç kimse güvenmiyor artık bana – peki, nasıl
oluyor bu?
Hızla değişiyorum: bugünüm dünümle çelişiyor. Yukarı çıkarken sık sık
basamakları atlıyorum – hiçbir basamak bağışlamıyor beni.
Yukarı vardığımda, hep yalnız buluyorum kendimi. Hiç kimse konuşmuyor
benimle, yalnızlığın ayazı titretiyor beni. Ne arıyorum ki yükseklerde?
Aşağılamam ve özlemim birlikte gelişiyor; ne denli yükseğe çıkarsam, o denli
aşağılıyorum yukarı çıkanı. Ne arıyor ki yükseklerde?
Ne kadar utanıyorum, yukarı çıkarkenki halimden ve sendeleyişimden! Nasıl
da alay ediyorum, nefes nefese kalışımla! Nasıl da nefret ediyorum uçanlardan!
Ne kadar yorgun oluyorum yükseklerde!”
Oysa insanlar da ağaç gibidir.
Ne kadar yükseğe ve aydınlığa çıkmak isterse, o kadar kuvvetle toprağın altına
inmek ister kökleri, karanlığa, derinliğe – kötülüğe.
“Bu ağacı ellerimle sallamak isteseydim, gücüm yetmezdi buna.
Oysa gözümüzle göremediğimiz rüzgâr ona istediği gibi eziyet ediyor, onu
eğip büküyor. Görünmez ellerdir bize en kötü eziyetleri çektirenler, bizi eğip
bükenler.”
Yürümeyi öğrendim: o zamandan beri koşturuveriyorum. Uçmayı öğrendim: o
zamandan beri kimse itmeden havalanıveriyorum.
Hafifim şimdi, uçuyorum şimdi, kendimle baş başa görüyorum kendimi, şimdi
bir tanrı dans ediyor bende.
Böyle söyledi Zerdüşt.