"uzak diyarlardaki ülkelerden geldim. Evvel zaman içinde geçip kalbur zaman dışında kaldım. Kaderimdeki düğme bir düğüm daha attım. Varlığını kalbinde kilitledim. Kapılarına kır kilit vurup anahtarını da en derin kuyulara attım. Kendi Gökçen kız masalını da böyle yazdım
"benim için hayat tek bir düzlemde akan çizgi, yaşanmışlıklar o çizginin üzerine düşen renklerdir. Gökçen kızın yolu. Neşe, hüzün, mutluluk, heyecan ve daha nicesine yaşamıştı. Ama şu an hissettiğim şey çok başka hatta bambaşka bir renkti. Belki ekru, belki de kar gibi beyaz.
Artık Şahin'e öfke bile duymayacak kadar sildim onu hayatımdan.
Hiç yaşanmamışçasını unuttum onu.
Ve siz sevgili Okur....
Siz de unutun. Hem onu...
Hem beni...
Hem de efsaneleşmiş o sözde sevgimizi
Çünkü...
Yıllar sonra geriye dönüp baktığımda çok iyi anlıyorum ki: gerçek aşk bitmezmiş
Gerçek aşk... Sevenin, sevdiğini asla terk edip gitmediği bir şeymiş..