İmam-Hatip kökenli bir İlahiyatçıyım. Hem mesleğim itibariyle hem de öğrencilerimle daha rahat görüş alış-verişinde bulunabilmek için -bize göre zıt görünen- bu tarz kitaplar okumaya önem veriyorum.
Alanım felsefe- sosyoloji - psikoloji arasında gidip gelmeler yaşayan disiplinler arası bir durumda kalsa da, bu tarz kitapların hepimiz adına büyük önem taşıdığı düşüncesindeyim.
Kitabı ikinci kez okudum. İlk okuduğum zaman evrim ve evrime dair hem ön yargım varmış -ortam sebebiyle- hem de yeterli bilgim yokmuş ama şimdi aradan on yıl geçince tekrar okuduğumda bambaşka bir ben ve bambaşka bir kitapla karşılaştım. Durumdan memnunum. Düşünce yapımın gelişmiş olmasından yana da mutluyum açıkçası. Bunca zaman sonra kendimi ön yargılardan ve bilgisizlikten kurtarmışım diyorum.
Bir İlahiyatçı olduğunuzda bazı şeylerden kendinizi kurtarmanız sosyal ortamdan kaynaklı bir durum olması sebebiyle zordur. Uzun yıllar savaşmanız gereken bir düşünce yapısı ile karşı karşıya kalırsınız. Bazen bu meslek grubunuz olur bazen de tam tersi karşıt düşünce dediğimiz gruplar ama her iki yönden de kendinizi hep bir savaşın içerisinde bulursunuz. Bazen düşünce savaşı, bazen özgürlük savaşı, bazen kendin olma savaşı... bu liste o kadar uzundur ki kafayı yememek içten bile değildir. Her neyse.
Evrime inanıyorum, evet bizler büyük bir biyolojik evrimden geçmişiz..
ama hala takıldığım bir nokta var ki söylemeden geçmek istemedim; yoktan var etmeyi açıklayamayan bir bilim din eleştirisinden öteye geçemiyor maalesef. Bilimsel çalışmaları çok yakından takip ediyorum ve her gelişme gerçekten heyecan ve merak uyandırıcı ancak yoktan var etmek hala bir sır..
okuyunuz, okutunuz efendim.