Ülkemizde eğitim sistemi hakkında birçok çalışma Bakanlık tarafından yürütülmektedir. Bu çalışmaların kimi uzun süre iktidarda kalmış, kimisi çok kısa süreli olmuştur. Dolayısıyla bu gibi değişimler, eğitim sistemine olan güveni sekteye uğratmıştır.
Dünya tarihi; pek çok kez ekonomik kriz, savaş, salgın ve devrimlere tanıklık etmiştir. Bu felaketler yıpratıcı olsa bile yıkıcılık tesiri -istisnalar kenarda tutulursa- bulunmamaktadır. Ancak bir ülkenin eğitim sistemi tam anlamıyla işlemediğinde yukarıda bahsettiğim felaketlerin hepsini aynı anda yaşama etkisi uyandırır. Nitekim dünyanın tanıklık ettiği 2 savaştan da mağlubiyetle ayrılan Almanya, eğitim sisteminin köklü olduğundan dolayı kısa sürede savaşın izlerini yok edebilmiştir.
Savaş meydanlarında kurulmuş olan devletimizi, ilk kongresini top sesleri eşliğinde yapan Maarif Kongremizi muasır medeniyetler üzerine çıkarabilmek için eğitim sistemini düzenleyen kurumun kesinlikle ''Güncel siyasetten ve muayyen bir parti bakanlığından'' soyutlamak gerekmektedir. Bu reformu gerçekleştirirken Avrupa devletlerinden, kamuoyu denetimi altında, yardım alınabilir. Reformun geçerliliğini ve neden gerekli olduğunu memleketin aydınları şehir şehir dolaşarak konferanslar verilmeli, gerek sosyal medya platformlarından gerekse devletin kanallarından reformu ihtiva eden dizi, film; haber, bildiri vb. tanıtımlar yapılmalıdır. Böylece kamuoyunun takdiri kazanılmaya çalışılmalı ve üzerinde yapılması istenen değişimler yapılmalıdır.
Bütün resmî işler bittikten sonra pilot şehir -ilçe de olabilir- seçilerek reform uygulanmaya başlanılmalı ve süreç kamuoyuyla ivedilikle paylaşılmalıdır.