Weaselteo

Weaselteo
Ben cenneti hep bir çeşit kütüphane olarak düşlemişimdir. J.L Borges
Her gün dört saat boyunca İstanbul iki yanımdan akıyor, ben saydam bir kutu içinde İstanbul'un ortasından akıyorum. Ama birbirimize değmiyoruz. Şişe içinde ırmağa atılmış bir mektup gibiyim. Hem ırmağın içindeyim, hem ona bir katkım yok. Hem diyeceğim bir şeyler var şişenin içinde kapanmış, hem ırmağın bunlardan haberi yok ve olmayacak. Hem ırmak beni bir yerden bir yere götürüyor, hem gittiğimiz yönü ben saptayamıyorum. Hem ırmak bana dokunmuyor, hem ben ırmağa dokunamıyorum. Birbirimize değmiyoruz.
Can Yayınları·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Düş kırıklıklarından korundum. Çünkü olmayacak şeyler var dünyada. Bunun bilincinde yaşamak gerekli.
Can Yayınları·Kitabı okudu
Bir yalnızlık ya da yalnızlığı anlamaktı paylaştığımız. Bunu da hiçbir zaman söylemedik birbirimize.
Can Yayınları·Kitabı okudu
Gözlerinin derinliklerinde bir yerde bir yalnızlık mı görmüştüm benimkine benzeyen, beni çağıran? Hayır. Gözlerine gerçekten bakmamıştım daha. Bakmama gerek de yoktu. Evinin eşyalarından biriydi yalnızlık.
Can Yayınları·Kitabı okudu
Herkesin dostu vardır - hiç değilse bir tane. Salak olsun, aptal olsun, sakat olsun, çarpık olsun, iyi olsun, kötü olsun, ukala olsun, akıllı olsun, namuslu olsun, hırsızın teki olsun, herkesin hiç yoksa bir dostu vardır. Ama benim yoktur, Münevver Hanım. Benim yalnızca sevenim vardır. Daha doğrusu sevmeyenim yoktur, Münevver Hanım. Ben çok hoş ve ömür, çalı kan ve dürüst, hoşsohbet ve saygılı, yaşını göstermeyen ve yerinde duramayan, kısa boylu ve sıska, eski İstanbul terbiyesiyle dikkat çeken ve çapkın bakışından hiç korkulmayan, iyi niyetli ve zararsız, elli yaşında bir adamım, Münevver Hanım. Adım Erdoğan. Hiç dostum yok, annem var, Münevver Hanım.
Can Yayınları·Kitabı okudu