Sözlerden eyleme geçme zamanı gelip çattığında, önceden kendisine öylesine sarsılmaz gelen cesareti, burun deliklerini işgal eden, gözlerine saldıran sefil gerçek karşısında parçalanmaya, un ufak olmaya başlamıştı.
Her eylemimizden önce o eylemin tüm sonuçlarını öngörmeye, ilk olarak kesin sonuçlarını, sonra kuvvetle muhtemel sonuçlarını, sonra gerçekleşmesi mümkün olanları, sonra da hayal edilebilir olanları ciddi ciddi hesaplamaya kalksak, yerimizden bile kımıldayamayacağımız doğrudur.
Yine de bu huzur verici kesinliğin altından bir kuşkunun cansız sancısını duyuyordu, belki de aldatıcı bir rüyaydı bu, şu anda kendisini hangi gerçekliğin beklediğini bilmeksizin er ya da geç uyanmak zorunda kalacağı bir rüya.