Auerbach'ın deyimiyle tarihiyle barışık olmayan, dengesiz, köksüz bir milliyetçilik türüdür bu ; yaşayabilmesi, diri ve aktif kalabilmesi için sürekli ir düşmana, saldırganlığa,ulusal teyakkuza hâline ihtiyacı vardır..
Şehirlerin tutsaklığı, sözü, anlatıyı, tüm dil,din ve uygarlıkları kapsayan kültür mirasını ve diller,dinler, kültürler arası diyaloğu da tutsak etmiş durumda...
Diyarbakır, gönlü olan bir şehirdir; ruhunda şefkat ve fedakârlık, sabır ve dayanma gücü olan, tükenmez bir sese sahip insanların yaşadığı bir şehirdir.
...ben Akhilleus'un kılıç darbesiyle katledilmiş Hektor'un rencide edilmiş yerdeki cesedinin tere, kana,kuma ve toza bulanmış belli belirsiz gölgesiyim...