Tanrının sizi yaratırken nasıl özendiğini sanıyorsanız, karakterin de yazar tarafından siz ve sizin gibiler düşünülerek acıyla yazıldığını sanıyor olabilirsiniz.
Birisi beni bu şekilde görse herhalde aklından pekiyi şeyler geçirmezdi, hakkımda. Ama birisinin beni bu şekilde görme ihtimali yoktu.
Hayattaki tek lüksüm belki de buydu zaten. Sefil hallerime şahit kimsenin olmaması etrafımda.
Uzun uzun seyretti siyah önlük giymiş ve sağa sola koşturan çocukları. Kendisini seçemedi
aralarında. İnsan kendisine bakamıyor dışarıdan, bakmaya çalışsa bile göremiyor insan kendisini dışarıdan.
İçimdeki en müstesna köşe ona aittir, laf aramızda. Kendileri beni pek bir severlerdi varlıklarında. O zaman vermiştik kendilerine o müstesna köşeyi. Sonra çıkın diyemedik kendilerine oradan. Artık bizim değildi zira, o müstesna köşe. Ne diyecektik?