Herkesin delirmek için bir bahaneye ihtiyaç duyduğuna yordu. Sebepsiz yere delirmeyi beceremiyor, böyle çerden çöpten bahanelere sarılıyor olmalıydı insanlar.
Eskiden yemek yerken, sofrada, aşağılık insanlar derdim, durup dururken, insanlara, herkese. Okulda. Arkadaşlar filan. Onlara değil ama, herkese, hayata. Kin vardı çünkü içimde. Acı vardı ve belirgin bir sebebi yoktu.
Nedir ki acı, sıkıntı, bunalmak, daralmak,
boştu hepsi, anlamsızdı. Terk mi edildin, sevdin de sevilmedin mi? O da bir şey mi? Değil mi? Bazen canı sıkılırdı insanın. Bakıp yakında olması gerektiğini düşündüğü her şeye ve görüp hepsinin uzakta olduğunu ... Neden yakında olmalı? istiyor ya, ondan. Anlamsızdı işte. Küfür ettim içimden, kedime hem de. Şu an sorunlarım var, kendimle aramda husumet var, bunu kimseyle paylaşmayacağım.
Bunca farklı haller, duygular, bu anlık görüntüler, göz kırpmalar, bende, yaşanan her şeyin içimde değişmesi, değişmekle kalmayıp beni de değiştirmeye çalışması, mucize gibiydi. Hayret vericiydi. Ama şaşırmaya takatim kalmadığını hissediyordum.