Küçük yaşlarımda, vazgeçme duygusunu tanıyordum. Bu bana ailemden geçmişti. Annemin kendi annesinden almadığı şey onun bana ve kardeşlerime verebileceği şeyleri etkiledi.
Nesillerden birindeki fareler kiraz çiçeğin kokusuna benzer asetofenon kokusuna maruz bırakılmışlardır. Bu kokuya maruz bırakıldıkları her seferde eş zamanlı olarak elektrik şoku verilmiştir. Bir süre sonra, şoklanmış fareler bu kokuya ilişkin müthiş düzeyde koku algılama kapasitesine sahip olmuştur ve böylece daha düşük düzeyde konsantrasyonların kokusunu duyabilmeye başlamışlardır. Ayrıca bu algılayıcılara ayrılan beyin bölgelerini geliştirmişlerdir. Bununla birlikte, araştırmacılar farelerin spermlerinde değişiklikler belirlemişlerdir.
Çalışmanın en ilgi çekici yönü sonraki iki nesilde neler meydana geldiği olmuştur. Hem yavrular hem de onların yavruları kiraz çiçeği kokusuna maruz bırakıldığında bunu daha önce deneyimlemediği hâlde gerginleşmiş ve bundan kaçınmışlardır.
Kitapları artık yeni bir dünya bulmak için okumadığımı fark ettim. Kendimi bulmak için okuyormuşum. Satırların altını çizip "işte ben" demek için. "Ben de böyle düşünüyorum" ya da "ben de böyle seviyorum" diyebilmek. "Ben de korkuyorum ama senin kadar güzel söyleyememiştim."