Giriş Yap

Mark Wolynn

Yazar
8.2
1.974 Kişi
7,2bin
Okunma
275
Beğeni
9,8bin
Gösterim
Reklam
·
Reklamlar hakkında

Hakkında

Mark Wolynn Aile Takımyıldızı Enstitüsü ve Kuzey Kaliforniya Hellinger Enstitüsü Direktörüdür. Araştırmayı seven bir öğretim görevlisidir. Dünyanın dört yanındaki hastaneler, klinikler, eğitim merkezlerinde konferans ve atölye çalışmaları yapmaktadır. Pittsburg Üniversitesi, New York Açık merkezi gibi kurum ve kuruluşlarda eğitimler vermiştir.Seninle Başlamadı isimli kitabı Gümüş Nautilus kitap ödülünü almıştır. Yazar depresyon, anksiyete ve obsesif düşünceler, korlu ve intihar eğilimi gibi konularda uzmanlaşmıştır. Pittburgh Üniversitesinde İngilizce ve Psikoloji bölümünden mezun olmuştur. Arizona Üniversitesinde yüksek lisans eğitimini tamamlamıştır. New York'da yayınladığı şiirleri mevcuttur.
Unvan:
Psikolog, Yazar, Eğitmen
Reklam
·
Reklamlar hakkında

İncelemeler

Tümünü Gör
280 syf.
·
15 günde okudu
Seninle başlamadı Eğer bu kitabı okumaya başlarsanız eminimki içinde kendinizden bir parçayı muhakkak bulursunuz. Yazarın mesleki tecrübesinden mi kaynaklı yoksa çok sağlam bir araştırma sonucu yazılmış bir kitap olduğundan mı bilemiyorum ama ben inanıyorum ki okuyan her kişinin "bunu benim için yazmış olmalı" dediği en az bir bölüm veya örnek olacaktır. Öncelikle ben bu kitabı geçmişimizin yani atalarımızın bizlere bıraktığı kalıtsal mirasın bizdeki etkilerini merak ettiğim için seçmiştim. Ki kitap o şekilde başladı da zaten ancak henüz yarısına gelmeden konumuz "anne" oldu. Büyük büyük annelerimizin etkilerini merak ederken darbeyi anneden vurması da biraz sarstı diyebilirim. Gördüm ki anne kavramı (aslında ayrımcılık yapmayıp ebeveyn demeliyim ama yazıma yine de anne diyerek devam edeceğim) insanın tüm hayatını etkileyen, en ufak kopuklukta asla affetmeyen bir noktada. "Ne var canım şu da eksik oluversin" deme lüksü yok anne-çocuk ilişkisinde. Bu ilişkide ufak bir sarsıntının dahi, çocuğun ilerleyen yaşamında ne büyük depremlere sebep olduğunu ne büyük yıkımlar ile sonuçlanabileceğini eğer okursanız göreceksiniz. Özellikle arkadaş olur sevgili olur eş olur fark etmez her türlü partnerimizle aramızdaki ilişkinin mesafesini dahi annemizle olan ilişkimiz belirliyormuş. Örneğin eşiniz sizi seviyor bunu biliyorsunuz ama sizin sevilmeyi istediğiniz şekilde sevmediğini mi düşünüyorsunuz, o zaman annenizle olan ilişkinizi gözden geçirin derim. Bakalım annenizin size olan ilgisi sevgisi nasıldı. İnsanlarin şikayetleri genelde aynıymış. Annemizden şikayet ettiğimiz konular ile partnerimizden şikayet ettiğimiz konular paralellik gösterirmiş. Anne insanın hayat kaynağı olduğu için çok çok çok önemli. Hepimizi annelerimizle barışmaya davet ediyorum bakın konu çok mühim :) ölmüş olsalar bile ebeveynlerimizle barışmak, psikolojimizi bu yönde rahatlatmak zorundayız insanoğlu. Affedici olmak, mühim. Özellikle şu nokta dikkatimi çok çekti diyor ki kitapta insanın hafızası olumsuz şeyleri hatırlamaya daha çok odaklıdır. Çocukken annenizden yeteri kadar ilgi sevgi almadığınızi düşünüyor olabilirsiniz, sizin istediğiniz şekilde sizi sevmemiş de olabilir ama hiç mi sevmedi bunu düşünün. Olumsuz şeyleri hatırlıyorsunuz ama bir dünya da olumlu şeyler oldu ancak bunları hatırlamıyor beyniniz. Doğru. Derinlemesine düşününce gerçekten doğru. Ebeveynlerimizi bizi istediğimiz şekilde sevmedikleri için yargılamak değil de, bize elinden gelen ilgi sevgi bu olduğu için affetmeliyiz. Evet biliyorum ve seni anlıyorum elinden gelen bu kadardı, ben de seni seviyorum diyoruz ve konu kapanıyor. Anne konusuna çok takıldığım için diğer konulara geçemedim. Kitabın asıl konusu aslında hayatımızda olan ancak anlamlandiramadigimiz neden böyle oluyor diye çözümlendiremedigimiz ama engel de olamadığımız bazı olayların esasinda geçmişimizde bir yerlerden kalıtsal olarak bize miras kaldığı. Evet konu tam da bu. Eğer büyük büyük atalarımizdan biri bir travma yaşadıysa biz bu yaşanan travmayı bilmiyorsak bile bu travmanin etkileri bize gen yoluyla gelmiş olabilir. Bu bilmediğimiz halde bize gelenlere bir örnekti. Bir de bildiğimiz şeylerin psikolojik olarak bize yansımalari da var. Örneğin büyük annemiz eşiyle mutsuzdu, annemiz de babamizla mutsuz ve bu durumda psikolojik olarak biz de esimizle mutsuz olmak zorunda hissedebiliriz. Mutlu olmaya kendimizi kapatmış olabiliriz, annem bu kadar mutsuzken büyük annem bu kadar mutsuzken ben de mutlu olmamalıyım psikolojisi içinde davranabiliriz işte bu da bildiğimiz bir bilginin hayatımıza yansımasına bir örnekti. Kitaptan o kadar çok şey yazasım var ki ama çok sıkıcı bir açıklama olacak diye çekiniyorum. Kitabı okumanızı hatta bir ders gibi sayfa sayfa işlemenizi tavsiye ederim. Kendinizden bir şey bulamazsanız o zaman görüşelim :)
·
16 yorumun tümünü gör
Reklam
·
Reklamlar hakkında
Reklam
·
Reklamlar hakkında
2
4
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.28.17