·
Okunma
·
Beğeni
·
24580
Gösterim
Adı:
Seninle Başlamadı
Baskı tarihi:
2019
Sayfa sayısı:
280
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059692472
Orijinal adı:
It Didn’t Start With You
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sola Unitas
Baskılar:
Seninle Başlamadı
Seninle Başlamadı
It Didn
"Seninle Başlamadı" bir misyonun ürünüdür, öyle bir misyon ki beni dünya genelinde dolaştırdı, sonra köklerime geri döndürüp bu yolculuğa başladığımda hiç düşünmediğim ve tasarlamadığım bir profesyonel kariyere yönlendirdi. Yirmi yılı aşkın bir süre boyunca, depresyon, anksiyete, kronik hastalıklar, fobiler, takıntılı düşünceler, travma sonrası stres bozukluğu ve diğer güçten düşürücü koşullarla mücadele eden bireylerle çalıştım. Birçoğu bana geldiklerinde yıllar süren konuşma terapileri, ilaç tedavileri ve diğer müdahalelerin, belirtilerinin kaynağını çözme ve acılarını giderme konusunda başarısızlıkla sonuçlanması nedeniyle cesaretleri kırılmış ve ümitlerini kaybetmiş bir hâldeydiler.

Kendi deneyimimden, eğitim ve klinik uygulamalarımdan öğrendiğim şey şu ki, cevap sadece kendi hikâyemizin içinde değil. Ebeveynlerimizin ve hatta onların ebeveynlerinin içinde bile olmayabilir. Son yapılan bilimsel araştırmalar travmaların etkilerinin bir nesilden diğer nesle geçebileceğini aktarmaya başladı. Bu “miras”, bilinen adıyla kalıtsal aile travmalarının konusunu oluşturuyor. Ortaya çıkan kanıtlar sistemin gerçekliğini doğruluyor. Kalıtımsal zincirde yer alan acı her zaman kendi kendine sona ermeyebilir ya da zamanla azalmayabilir. Asıl travmayı yaşayan kişi ölmüş, hikâyesinin üstü örtülmüş ve yıllar içinde saklı kalmış olsa bile, hayat tecrübesine ilişkin parçalar, anılar ve hisler yaşamaya devam edebilir. Âdeta şu an yaşayan kişilerin zihinlerinde ve bedenlerinde çözüm bulmak için geçmişten günümüze uzanır.

“Seninle Başlamadı” geleneksel psikoterapinin, ilaçların ve diğer müdahale yöntemlerinin uzun süredir çözemediği zorlukların ortadan kaldırılmasında dönüştürücü bir yaklaşım sunmaktadır.

«Seninle Başlamadı» için yapılan değerlendirmeleri okuyabilirsiniz.

Mark Wolynn,  bilemediğimiz ve acı çekmemize sebep olan çözülmemiş travmalarla  bizi atalarımıza derinden bağlayan yolları aydınlatma konusunda muhteşem bir iş başarıyor. Bize derinden anlayışı, diyalog görselleştirmelerini ve şevkatle yeniden bağlanmayı sağlayacak teknikler ve beceriler sunuyor.”

-James S. Gordon, MD, Yazar-

-Unstuck: Your Guide to the Seven-Stage Journey Out of Depression -

 

“Seninle Başlamadı travma terapileri alanında, farkındalık uygulamaları konusunda insanı anlamak için ileriye doğru güçlü bir adım atmanızı sağlıyor. Cesur, yaratıcı ve şevkat dolu bir çalışma.”

-Sharon Salzberg, Yazar-

-Lovingkindness and Real Happiness-

 

“Kalıpları altüst eden bu kitap kalıtsal aile travmaları konusunda anlayışı geliştiren ve acı çekmeye son verebilecek güçlü araçlar sunuyor. Mark Wolynn iyileşmeye doğru yapılacak seyahatte güvenilir ve bilge bir rehberdir. “

-Tara Brach, Phd, Yazar-

-Radical Acceptance and True Refuge-

 

“Mark Wolynn’in sıradışı kitabı tarihin size nasıl bir kimlik verdiğini anlamanızı sağlayarak aile bağlarının ve eve dönüşünüzün şifresini kırıyor. Hayat değiştiren hikâyeler, güçlü öngörüler, pratik araçlar ve iyileşme için gerekli yollarla dolu olan Seninle Başlamadı, Alice Miller’in devrim yaratan Yetenekli Çocuğun Dramı ve Dan Siegel’in Gelişen Zihin adlı eserlerinin tam yanında bir başyapıt olarak yer almayı hak ediyor. Ailenizi bir daha asla aynı şekilde göremeyeceksiniz.”

-Mark Matousek, Yazar-

-Ethical Wisdom- 

 

“Nöro bilimleri ve psikodinamik düşünmeyi birleştiren Seninle Başlamadı,  üst düzeyde faydalı bir araç kutusu olarak hayatınızı değiştirecek. Bu kitapla kendi başınıza klinik yardım alabilir ve güçlü içgörülere sahip olabilirsiniz.” 

-Jess P. Shatkin, MD, MPH, Newyork Üni. Çocuk Araş. Merk. Başkan Yrd, Yazar-

-Child & Adolescent Mental Health-
240 syf.
Mark Wolynn bir psikolog, aileden devralınan travmalarla ilgili çalışmalar yapmış, hatta enstitü kurmuş. Bu kitabıyla 2016 Nautilus Kitap Ödülü'nü kazanmış.
Kitabın güzel yanı bilimsel açıdan bir bilgi hazinesi olmasına rağmen dilinin oldukça anlaşılır ve akıcı olması…
Kitap, genel olarak aile travmalarının kim olduğumuz üzerindeki etkilerini ve sorunlarımızın üstesinden gelmenin yollarını anlatıyor.
Kendi hayatınızı gözden geçiriyorsunuz.
Kitap ebeveyn – çocuk ilişkileri üzerine insanı şaşkına çeviren araştırma sonuçları içeriyor.
Kitap seçerken genellikle bana farklı bir bakış açısı kazandırmasına, yeni bir şeyler öğretmesine ve kişisel gelişimime katkı sağlamasına dikkat ederim. Bu kitap da böyle bir kitap… Eğer kitap seçerken siz de benzer kriterleri dikkate alıyorsanız, okunması gereken kitaplar listenize bu kitabı da ekleyin...
Kitap gerçekten çok ilginç, kendi hastalarından verdiği örnekler özellikle...
Örnek vermek gerekirse;
Bir kız 19 yaşına bastıktan kısa bir süre sonra üşümeyle birlikte inanılmaz bir uykusuzluk çekmeye başlıyor, yapılan çalışmayla genç kızın amcalarından birinin 19 yaşında donarak öldüğü ortaya çıkıyor, aile için çok üzücü bir olay olduğundan bundan hiç bahsedilmemiş, bu durum anlaşıldıktan ve durumla bir şekilde barışıldıktan sonra rahatsızlık kayboluyor.

Ben çok beğendim. Tavsiye ediyorum, belki sizde ailenizden bir travma almışsınızdır. Geçmişe bir bakalım mı?
O zaman kitabın sonundaki soruları cevaplayalım. :)
275 syf.
·Beğendi·10/10
Anlamadığın o tuhaf duyguların seninle başlamadığını anlayınca rahatlıyorsun.Senin elinde olmayan tüm kızgınlıklar, pişmanlıklar, üzüntüler..sende olmayan duygular senden gitmeye başlayınca, tüy kadar hafifliyorsun “olman gereken özüne" dönüyorsun. Gerçekte sende olup olmadığının kesinliği olmayabilir ama varsada o kapıyı aralamak, duvarları yıkıp, sınırları ortadan kaldırmak ve bilinçaltının derinlerine bakmak çok güzel! Bende hissettirdiklerini söyleyebilirim ancak. Yaşadığım her olumsuzluğun ardındaki o kapıları tek tek açmak inanılmaz güzel. Her kurtuluşta, her sıyrılışta her bir özgürlükte daha bir seviyorum.  Kitaplar bizi bi yapmaya vesile olduğu için her gün daha çok okumak istiyor insan… Kitaplar insanın gerçeğini anlatmakta.Çünkü her karşılaşma, “ben” e merhaba demek. Huzura merhaba..Sen hiç huzurunu kaybettin mi? Elbette ki hepimiz çoğu zaman kaybetmiştir. Başkalarının duygularının altında kalmış, saklanmış, ezilmiş, sinmişti o duygular.Hepsinden kurtulunca çıkıyor ortaya, perde aralandı, gün ışığı içeri girdi . Zaman kaybetmeden hemen kendini ara!
240 syf.
Olaylar kişiler tam bir araştırma içinde ele alınmış, kendimden şüphe ettiren bir kitap. Bir o kadar da yorucu ve akıl karıştırıyor. Çok yıllar önce tanımadığın insanın hayatında yaşadıkları, bir bakıyorsun senin kaderin oluyor. Ama farklı yoldan gösteriliyor. Şunu da düşündürüyor, her olay zaten devir halinde; doğum,ölüm,terk edilme, zulüm, evlilik, ihanet, istismar, evlat acısı vs.ama bunları kimi erken yaşta yaşıyor kimi geç. Sonunda her duyguyu tadacak şekilde yaşıyor. Erken geç de degil aslında, herkes kendi zamanında yaşıyor ama bizim algımız o zamanı hep her olarak görüyor. Aynı tarihte aynı anda yaşamış insanların kaderi bir mi?
Herkesin kendi kaderini yaşaması dilegiyle. Okunulası kitap :)
240 syf.
Kitabın ilk üç bölümünü yani konu ile ilgili genetik araştırmaların olduğu bölümleri özellikle çok beğendim ve etkilenerek okudum. Sonrasında kitabın büyüsü benim için birden bozuldu. Çünkü iki ya da üç kuşak önceki büyükanne/büyükbabalarımızın işlemiş olduğu suçların cezasını torunlarının çekeceği düşüncesi ve bunun İncilden alınan bölümlerle desteklenmesi modumu düşürdü. Ancak sonraki bölümlerde de akıcı şekilde okumaya devam edebildim. Kitabın kalan bölümlerinde travmaların insan hayatını nasıl ve ne kadar süre etkileyeceğini anlatıyor. Genel olarak verdiği mesaj; o günün şartlarında büyükanne/büyükbaba ya da ebeveynlerimiz zor şartlarda yaşamış ve istemeden size gerekenden daha az ilgi göstermiş olabilirler, bu nedenle onları affedin ve daha sıkı bağlar kurmaya çalışın. Ben travmaların nesiller arası aktarıldığına ikna oldum. Bize ait değilmiş gibi yani o konu ile ilgili bir yaşantımız olmaksızın hissettiğimiz duygular ve bedensel işaretler fikri beni ikna etti.Bu yöntemin bazı psikopatolojik durumlarda etkili olabileceğini düşündüm. Ama genel olarak eksik olan kanımca 'kişilik' üzerinde yeterince durulmamasıydı.Büyükanne ya da büyükbabalarımızın travmalarını miras almaktan ziyade kişilik özelliklerini devralmış olmamız ve onlara benzer psikolojik tepkiler verme olasılığımız daha yüksek diye düşünüyorum.Tüm bunların dışında Anne ve babamı karşıma alıp onların geçmişi ile ilgili daha önce hiç duymadığım birçok bilgiyi almak ve onların duygularına tanık olmak benim için çok güzel bir deneyimdi. Sadece bunun için bile büyük bir teşekkürü hakediyor yazar. Psikoloji alanında çalışan ya da bu alanla ilgisi olanlara okumanalarını tavsiye ederim.
%72 (200/278)
Bu kitabı ilk seansta psikologum tavsiye etti. Ben atalarımı red ediyormuşum ve bu hastalığa bu yüzden yakalanmışım.
Umarım atalarım ile sorunum çözülür bu kitap sayesinde ve sağlığıma kavuşurum

Biraz saçma geldi ama neyse...
Okuyup göreceğiz.
280 syf.
·12 günde·Beğendi
Kimilerimizin yaşamında korkular, endişeler, uyumsuzluklar hatta ve hatta ölme içgüdüsü yaşadığı oluyor. Bir kısmımız bunların sebebini biliyor ve çözüm yolları üretip üstesinden geliyoruz. Bir kısmımız uzman yardımı alıp başetmeye çalışıyoruz. Fakat bir kısmımız da ömür boyu bunlarla kabus gibi bir hayatı yaşıyor ve bunu da bir sonraki nesline aktarıyoruz. Nasıl mı?
Yazarımız Mark Wolynn kendi deneyimi ile ulaştığı sonuç ile hayatını düzeltmesinden sonra bu kitabı yazmaya karar vermiş. Kendi danışanlarından da ilginç örnekler verdiği kitapta; bazı acıların aileden geçtiğini yazıyor. Büyükanneden, büyükbabadan sadece maddi değil manevi miras da kalıyormuş ama en acı olanları. Şöyle ki; Yahudi soykırımında tüm ailesini kaybeden genç bir kızın yıllar sonraki torunu, bu hikayeyi hiç bilmediği halde, yanarak intihar etmeyi planlıyor. Büyükannenin fırınlarda yanarak ölen ailesinin ardından, kendisi yaşadığı için duyduğu suçluluk hissinin vebalini, torunu kendisini yakarak ödemeye çalışıyor. Fakat tamamiyle bilinçsiz şekilde. İçten gelen bir dürtüyle bu davranışa çekiliyor.
Ya da genç bir erkeğin yıllar evvel büyükbabası bar kavgasında bir adamı öldürüyor ve ceza almıyor. Torun yıllar sonra her fırsatta kendini öldürtmek için plan yapıyor. Böylece bilinçsiz şekilde de olsa dedesinin vebalini ödemiş olacak. Aslında içinden öyle bir güdü geliyor. Borçlu olduğu içgüdüsü. Borcu verip rahatlamak istiyor.
Bir başka konu da küçükken ailede yaşanan bir travma sonucu aileden, çevreden kopukluk; yürümeyen birliktelikler veya başarısız iş hayatı yaşanabiliyor. Kitapta bu ve bunun gibi sorunların çözümü ve en önemlisi korkularınızın kaynağını bulup yok etme anlatılıyor.
Bir çok kişinin anne veya babasını suçladığı dönemler olmuştur. Kitabı okurken ben şunu anladım ki, ufak tefek olan sorunları ben o an olmasa bile sonraki zamanlarda kendi kendime çözmüşüm. Bana davranışlarına ailem açısından bakıp nedenlerini kabullenip, affetmişim. Ve o zaman onlarla ilişkim sağlam bir zeminde devam etmiş ve sorun kitaba kalmadan o zaman çözüme ulaşmış. Ama çözülemeyen öyle bir fobim var ki, bu baba tarafı tüm kuzenlerim ve kardeşlerimde de mevcut; kelebek... Onu gördüğüm andaki korkumu tarif edemem sanki aklım başımdan gidecek gibi oluyor. Mark Wolynn'in söylediği atalarımın zamanında kelebek ile acı bir tecrübesinin olduğu. Benim bildiğim kadarıyla yok ama yine de aile büyüklerimden bu konuda bilgi alacağım. Hemen kurtulmam lazım yoksa bir gün o kelebekler yüzünden aklımı oynatacağım. Her sonbahar evlere pusu kuruyor hain kelebekler.
Önerisine güvendiğim bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine okumaya karar verdim ve sevgili arkadaşım Fatma Erkan bana eşlik etti. Çok verimli ve eğlenceli bir okuma oldu. İkisine de canı gönülden teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız, iyi ki bu kitabı okudum.
Yazarın başka kitabı çıkarsa kesinlikle okuyacağım. Bu kitabı da kızıma okutmayı istiyorum. Sizlere de gönül rahatlığıyla herkese tavsiye ediyorum hatta ısrar ediyorum. Okuyun!..
240 syf.
·6 günde·8/10
Üç kısımdan oluşuyor kitap ;

İlk kısım aile travmaları üzerine.Gebelik ve gebelikte yaşanan duygusal ruhsal sıkıntıların bebege etkisi üzerinde oluşan etkilere ciddi araştırmalar bilimsel açıklamalarla cevap veriyor.Aile travmalarının bireyleri nasıl etkiledigine örneklerle deginiliyor.

İkinci kısımda;

"Çekirdek dil" kavramından bahsediyor.Hayata yaşadıgımız sorunlar ikili ilişkilerde başarısız oluşumuz hayatta en çok zorlandığımız problemleri yaşarken kullandıgımız kelimeler sorunun temeline ilişkin ipuçları verdiginden bahsediyor .Çekirde dil kavramını pekiştirmek için örneklerden bahsediyor. Bazende yazar soruları size yöneltip daha fazla kitapla kucaklaşmanızı saglıyor .(aynı konu üzerinden birden fazla örnek vermesi beni sıktıgı için bir kaçını es geçtim.)

Üçüncü kısımda;
Yine baglanma ile ilgili noktalara deginiyor örneklerle pekiştiriyor konuyu kitap kişisel gelişim tarzıyla yönlendirici alıştırmalar yaptırıyor okuyuca .Kitabın hoşlanmadıgım ve yazarın ısrarla üzerinde durdugu büyüklerimizin kaderini yaşadıgımız onların geçirdigi travmalarım bizler üzerindeki etkisi.Büyükannelerimizin hatalarının sonuclarını bizlerin ödedigi.Kişisel gelişim kitapları sevenlere önere bilicegim bir kitap ama onun dısında ki okuyucuları bi miktar sıkabilir.Beni sıktı.
240 syf.
·17 günde·Beğendi·7/10
Kitabın ne anlattığını kitabın kapağındaki ‘Kalıtsal aile travmalarının kim olduğumuza etkileri ve sorunların üstesinden gelmenin yolları’ en iyi açıklayan cümle. Yazar, kitabın anlatımı günlük hayatta okuyan herkesin yararlanabileceği bir seviyede olması için çok terimsel tutmamış. Yine de altını çizerek söylüyorum ki okuması zor bir kitap. Yani psikoloji ile tek bağlandığınız kurgu romanlar, dizi filmler ise bu kitap sizi zorlayabilir, okurken sıkılabilirsiniz. Kitap hakkında bir iki eleştirim olacak. Hemen sonrasında kitabı okumak zor madem ama ben merak ediyorum diyenler için altını çizdiğim yerlerden bir özet geçeceğim. İsteyen * işaretli paragrafa atlayabilir.

Şöyle ki bu kitabı kesinlikle daha az sayıda sayfada anlatabilirmiş. Sonlara doğru artık sürekli aynı örnekleri okumak çok sıkıcı geldi. Madem bir örnek verdin en az üç defa aynı örneği kullanmasaydın keşke yazarcım dedirtti. Ve içeriğin biraz karışık verildiğini düşünüyorum. Daha düzgün bir planlama yapılabilirmiş.

*İnsanlar acılarını çabucak yaşayıp bu kötü deneyimi bir an önce sonlandırmak istiyor. Gerçekten acıyı yaşayıp olması gereken sürede atlatamıyoruz. Acıyı gömmeye çalıştıkça acı, yaşanıp bitmesi gerekirken tekrar tekrar yaşanmaya devam ediyor.

*Sebebini bilmediğimiz duygularımız aslında bize ortak bir aile geçmişinden miras olabilir. Bir anne, bebeği karnındayken doğmamış torununun hücrelerini bile etkileyebilir. Bu fizyolojik olaylar zinciri sonucunda hiç tanışmadığımız anneannemizin karanlık korkusunu miras edinebiliriz. Aile sisteminizden biri ile özdeşim kurduysanız muhtemelen bunu fark edemezsiniz.

*En önemli adım aslında duygu ve düşüncelerinizin farkına varmanız. En derin korkularımızı ifade ederken kullandığımız yoğun veya anlık sözcükler çekirdek dilimizdir. ‘Çekirdek Dil’ açıklanmamış anılarımızı açıklamamıza yardım eder ve birleştirilmemiş hatta hatırlanmayan olayları ve deneyimleri bir araya getirmemizi sağlar. Çekirdek dili ancak uzman biri çözebilir. Bu kitapla yalnızca çözüm için fikir sahibi olabilir, farkındalığınızı arttırabilirsiniz.

*Anne ya da babamızdan istediğimiz ilgiyi, sevgiyi, güveni almamış olabiliriz. Ama onları hayatımızdan çıkarmak, yokmuş gibi yapmak bizim hayatımızı daha iyi bir hale getirmez. Öncelikle onların çocukluğunu öğrenip, belki de sevgi almayı bilmediği için vermesini de bilmediğini değerlendirmemiz sonra da onları bize veremediği sevgi için affetmemiz gerekiyor. Ancak bu şekilde kendimizi ve gelecek nesillerimizi bu kısır döngüden çıkarabiliriz.

*Kan bağı ile bağlandığımız herkesle beraber bir bütünün parçalarıyız. Bu parçalardan biri çok zor zamanlar geçirmiş olabilir ve bunu bilmeden aynı zorlukları biz de yaşıyor olabiliriz. Önce kendimizi, ailemizi keşfedip, eksikliklerinin sebebini anlayıp, herkesi tek tek hataları için affetmeliyiz. Daha iyi bir hayat ve daha iyi bir gelecek için bunu yapabiliriz.

https://www.instagram.com/...igshid=1801743hf7d7t
280 syf.
·Puan vermedi
Kalıtsal aile travmalarının kim olduğumuza etkileri ve sorunların üstesinden gelebilmenin yolları
Son yapılan bilimsel araştırmalar travma nva etkilerinin bir nesilden diğerine geçebileceğini aktarmaya başladı.Bu miras bilinen adıyla kalıtsal aile travmalarının konusunu oluşturuyor.Kalıtımsal zincirde yer alan acı her zaman kendi kendine sona etmeyebilir yada zamanla azalmayabilir. Asıl tranvayı yaşamış kişi ölmüş hikayesinin üstü örtülmüş ve yıllar içinde saklı kalmış olsa bile hayat tecrübesine ilişkin parçalar anılar ve hisler yaşamaya devam edebilir. Adeta şu anda yaşayan kişilerin zihninde ve bedenlerinde çözüm bulmak için geçmişten günümüze uzanır.
İlerleyen sayfalarda okuyacağınız şeyler San franciscoda ki Aile travmaları enstitüsünden yaptığım uygulamalardan edinilen deneysel gözlemlerin sentezidir.
Kalıtsal aile yapılarını nesilden nesile acı döngüsünü canlı tutan bilmeden edinilmiş korkular duygular davranışlar tanımlamak ve bu döngünün nasıl sonlandırılacağına odaklanıyoruz.Tıpkı benim gibi sizlerde yapıların birçogunun bizlere ait olmadığını öğrenebilir siniz; bunlar yanlızca aile geçmişimizden ödünç alınmıştır. Peki bu neden olur? Kuvvetle inanıyorum ki bunun asıl nedeni anlatılmaya ihtiyaç duyulan bir hikayenin sonunda bir şekilde başka birinin hayatında ortaya çıkarak yeniden anlatılmasından başka bir şey değildir. Hikaye ortaya çıktığında özgürleşmeye başlar.
Kendi hikayem göz migreni ve görme kaybıyla başladı ilaçlar vs hiçbir çözümü bulamadığımda şifacılar bana neyi görmek istemiyorsun oldu.
Fark edemediğimiz şey acı veren bir şeye direndiğimiz zaman sıklıkla kaçınmaya çabaladığımız acının süresini uzattığımızdı. Ayrıca aradığımız şeyden bizi alıkoyan arayışla ilgili birşey daha var. Sürekli dışarıya bakarsak hedefe ulaştığımızı fark edemeyebiliriz.
İyi öğretmen bilgiye sahip olanlardır. En iyileri ise kişilerin onların öğretilerine inanıp inanmasıyla ilgilenmezler. Onlar gerçeği sunar ve sonra sizi gerçeğinizi keşfetmek üzere kendinizle başbaşa bırakır. Bir guru bize önce kendisini sonra sistemini sunar ; bir öğretmen ise önce konusunu sonra kendi gerçekliğimizi verir.
İyi öğretmenler nereden geldiğimizi nereye gideceğimizi ve geçmişte çözümsüz kalan şeylerin bu günümüzü nasıl etkilediğini anlar. Onlar ailelerimizin iyi yada kötü ebeveynlik yaptıklarına bakmaksızın önemli olduklarını bilirler.Bunun dışında bir yol yoktur. Ailemizin öyküsü bizim öykümüzdür. Hoşunuza gitsin yada gitmesin bu bizim içimizdedir ve bize aittir.
Onlarla ilgili hikayemize bakmaksızın anne ve babalarımız bizlerden silinemezler ve çıkarılamazlar.İçimizde olduklarından onları hiç görmemiş ve tanımamış olsak bile bizler onların birer parçasıyız.Ailemizi red etmek sadece bizi kendimizden uzaklaştırır ve daha çok acı yaratır.
240 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
Hayatınızda anlamak istediğiniz size ait değilmiş gibi hissettiğiniz duygu ve durumlarınız varsa okumalı bu kitabı diyebilirim.
Bir ebeveyn reddedildiğinde ya da saygı duyulmadığında, genelde çocuklarından bir tanesi reddedilen davranışı tekrarlayarak ebeveynini temsil eder. Bu şekilde, çocuk aynı acıyı çekerek kendini o ebeveynine eşit hale getirir. Çocuk şunları söylüyor gibidir;"Aynı şeyleri ben de çekeceğim bu şekilde bu yoldan yalnız geçmek zorunda kalmayacaksın."
280 syf.
·9 günde·Puan vermedi
BİR ÇOK PSİKOLOG arkadaşımın şiddetle tavsiyesi üzerine okudum bilimsel hakikatı olan gerçek bir noroloji araştırması kitap
kitaptan alıntı
“ Ebeveynlerim, büyükanne, büyükbabalarım ve daha uzak atalarım tarafından tamamlanmamış, cevaplanmamış halde bırakılan şeylerin ve soruların etkisi altında olduğuma kuvvetle inanıyorum. Sıklıkla, bir aileden ebeveynlerden çocuklara geçen kişisel olmayan bir karma var gibi görünür. Bana her zaman, önceki nesillerin yarım bıraktığı, tamamlamam veya belki de devam ettirmem gereken şeyler var gibi gelmiştir.”
ilginizi çekeceğini düşünüyorum
280 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Geçmişinizin geçmiş olduğu sanrısı bir yanılgı mı?
Korkularınızın, duygu ve davranışlarınızın, geçmişin travmalarının nesilden nesile aktarılan acı döngüsünün çemberinde dolaştığını düşündünüz mü?
Hastalıklarınızın dahi bu döngüden nasiplendiği ütopik gelecek belki de.
Tekrar eden döngüler ' yine mi beni buldu' bu olay, bu insan...
Üç kuşaklık aile bedeni öyküsünü okurken, bir yerlerde tanıdık birileriyle karşılaşacaksınız.
Kitabın bir kaç bölümünde ciddi aydınlanma yaşasam da her bölümüyle ikna olduğum bir okuma sürecim olmadı.
Süzdüğüm ve elekten geçirdiğim yerler itibariyle tamamıyla görmezden gelinecek bir kitap değil. Tamamıyla alınacak bir kitap da değil.
Ayrıntılı bilimsel/genetik araştırmaların uzun ve ikna edici terimlerinin arasında kaybolmamın gerekliliğini sorgulayışımı, bu bölümlerin ardından gelen, başlığı 'fantastik dünyadan maceralar' olmaya müsait tedavi süreçleri net bir şekilde ortaya koydu.
Yer yer, bahanelere olan ihtiyaçlarımız, gerçek olmasa dahi onlara olan inancımızla dahi psikolojik rahatsızlıklarımızın nihayet bulabilir oluşu düşünceleri... Ben rahatsızım 'ama arkasında meğerse bu varmış' artık bildiğime göre iyileşebilirim... Gerçekten faydalı olabileceği gibi sadece minare kılıfı olarak da kullanabileceğiniz bilgiler farklı bir bilinç sunacaktır. İyi seyirler
O zamanlar fark edemediğim şey, acı veren bir şeye direndiğimiz zaman sıklıkla kaçınmaya çabaladığımız acının süresini uzattığımızdı.
Ailemizi reddetmek sadece bizi kendimizden uzaklaştırır ve daha çok acı yaratır. Her iki öğretmenim de bunu görebildi. Benim körlüğüm hem gerçek hem de mecaz anlamdaydı.
"Aile üyeleri mutsuz yaşamlar sürerken ve oldukça zor kaderlerinden muzdaripken onları reddetmek,onları sevip acılarını paylaşmaktan daha kolaydır.Öfke duymak;üzüntü hissetmekten daha kolay bir duygudur.."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Seninle Başlamadı
Baskı tarihi:
2019
Sayfa sayısı:
280
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059692472
Orijinal adı:
It Didn’t Start With You
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sola Unitas
Baskılar:
Seninle Başlamadı
Seninle Başlamadı
It Didn
"Seninle Başlamadı" bir misyonun ürünüdür, öyle bir misyon ki beni dünya genelinde dolaştırdı, sonra köklerime geri döndürüp bu yolculuğa başladığımda hiç düşünmediğim ve tasarlamadığım bir profesyonel kariyere yönlendirdi. Yirmi yılı aşkın bir süre boyunca, depresyon, anksiyete, kronik hastalıklar, fobiler, takıntılı düşünceler, travma sonrası stres bozukluğu ve diğer güçten düşürücü koşullarla mücadele eden bireylerle çalıştım. Birçoğu bana geldiklerinde yıllar süren konuşma terapileri, ilaç tedavileri ve diğer müdahalelerin, belirtilerinin kaynağını çözme ve acılarını giderme konusunda başarısızlıkla sonuçlanması nedeniyle cesaretleri kırılmış ve ümitlerini kaybetmiş bir hâldeydiler.

Kendi deneyimimden, eğitim ve klinik uygulamalarımdan öğrendiğim şey şu ki, cevap sadece kendi hikâyemizin içinde değil. Ebeveynlerimizin ve hatta onların ebeveynlerinin içinde bile olmayabilir. Son yapılan bilimsel araştırmalar travmaların etkilerinin bir nesilden diğer nesle geçebileceğini aktarmaya başladı. Bu “miras”, bilinen adıyla kalıtsal aile travmalarının konusunu oluşturuyor. Ortaya çıkan kanıtlar sistemin gerçekliğini doğruluyor. Kalıtımsal zincirde yer alan acı her zaman kendi kendine sona ermeyebilir ya da zamanla azalmayabilir. Asıl travmayı yaşayan kişi ölmüş, hikâyesinin üstü örtülmüş ve yıllar içinde saklı kalmış olsa bile, hayat tecrübesine ilişkin parçalar, anılar ve hisler yaşamaya devam edebilir. Âdeta şu an yaşayan kişilerin zihinlerinde ve bedenlerinde çözüm bulmak için geçmişten günümüze uzanır.

“Seninle Başlamadı” geleneksel psikoterapinin, ilaçların ve diğer müdahale yöntemlerinin uzun süredir çözemediği zorlukların ortadan kaldırılmasında dönüştürücü bir yaklaşım sunmaktadır.

«Seninle Başlamadı» için yapılan değerlendirmeleri okuyabilirsiniz.

Mark Wolynn,  bilemediğimiz ve acı çekmemize sebep olan çözülmemiş travmalarla  bizi atalarımıza derinden bağlayan yolları aydınlatma konusunda muhteşem bir iş başarıyor. Bize derinden anlayışı, diyalog görselleştirmelerini ve şevkatle yeniden bağlanmayı sağlayacak teknikler ve beceriler sunuyor.”

-James S. Gordon, MD, Yazar-

-Unstuck: Your Guide to the Seven-Stage Journey Out of Depression -

 

“Seninle Başlamadı travma terapileri alanında, farkındalık uygulamaları konusunda insanı anlamak için ileriye doğru güçlü bir adım atmanızı sağlıyor. Cesur, yaratıcı ve şevkat dolu bir çalışma.”

-Sharon Salzberg, Yazar-

-Lovingkindness and Real Happiness-

 

“Kalıpları altüst eden bu kitap kalıtsal aile travmaları konusunda anlayışı geliştiren ve acı çekmeye son verebilecek güçlü araçlar sunuyor. Mark Wolynn iyileşmeye doğru yapılacak seyahatte güvenilir ve bilge bir rehberdir. “

-Tara Brach, Phd, Yazar-

-Radical Acceptance and True Refuge-

 

“Mark Wolynn’in sıradışı kitabı tarihin size nasıl bir kimlik verdiğini anlamanızı sağlayarak aile bağlarının ve eve dönüşünüzün şifresini kırıyor. Hayat değiştiren hikâyeler, güçlü öngörüler, pratik araçlar ve iyileşme için gerekli yollarla dolu olan Seninle Başlamadı, Alice Miller’in devrim yaratan Yetenekli Çocuğun Dramı ve Dan Siegel’in Gelişen Zihin adlı eserlerinin tam yanında bir başyapıt olarak yer almayı hak ediyor. Ailenizi bir daha asla aynı şekilde göremeyeceksiniz.”

-Mark Matousek, Yazar-

-Ethical Wisdom- 

 

“Nöro bilimleri ve psikodinamik düşünmeyi birleştiren Seninle Başlamadı,  üst düzeyde faydalı bir araç kutusu olarak hayatınızı değiştirecek. Bu kitapla kendi başınıza klinik yardım alabilir ve güçlü içgörülere sahip olabilirsiniz.” 

-Jess P. Shatkin, MD, MPH, Newyork Üni. Çocuk Araş. Merk. Başkan Yrd, Yazar-

-Child & Adolescent Mental Health-

Kitabı okuyanlar 1.137 okur

  • Nur Ali Dede
  • Şeyma
  • Pelin Begenmis
  • Ecem Naz Genç
  • Zeynep Aydın
  • Asiye Ayaydın
  • Meryem sarıçam
  • Duygu
  • Şeymanur ÇELİK
  • Öykü Eroğlu

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%10.5 (42)
9
%8.3 (33)
8
%7.5 (30)
7
%5.3 (21)
6
%2 (8)
5
%2.3 (9)
4
%1 (4)
3
%0
2
%0.5 (2)
1
%0

Kitabın sıralamaları