Hayatın kaosu içinde bir ana hapsolmak… Kar taneleri gibi usulca süzülen zamanın ve sessizliğin içinde, dinginlik ve huzurun sonsuzluğa dönüştüğü bir dünya. Kimine göre kaçış, kimine göre içsel bir dünya. Peki ya benimki?
Zamanda yolculuk yapıp seninle aynı masaya otursam…
Bir fincan kahvenin kokusunda saatlerce şiirlerden, Vera’dan, Piraye’den; henüz gidilmemiş olan en güzel denizlerden konuşsak.
Bu çağın çürümüşlüğüne inat, yine de bir ağaç gibi tek ve hür yaşamayı hatırlatsan…
İyi ki yazdın Nazım, iyi ki bıraktın bu sesi bize. Nazım Hikmet Ran
Leziz Kadavralar
“Sistemin içindeysen, ona direnmediğin sürece, sonunda sen de sistem olursun”u bir distopya türü için bile olağanüstü sert, keskin ve acımasız bir şekilde bana hissettirdi.