Istanbulda bir kac gece,ilk geceyi kadıköyde bir otelde geçirdim
Gecenin huzursuzluğunu fısıltılar eşliğinde kulağımda bir çalan notaya eşlik etmesi üzerine kendimi bir türkü barda buldum bar tamamen konsept dışı bir haldeyken efkarımı bütün herkese yansıtmak dışında başka bir eğlenceye dahil olmadım
çünkü bir barda olmak ve adı kahır üzerine kurulmuş bir barda olmak yeterince kasvetliydi ama kalabalığın eğlencesi garibime gitti neye eğleniyorlar bunları bu kadar neselendiren nedir acılarımı yoksa gerçekten bu kadar mutlularmı bilemiyorum o kadar bilinmezdeyim ki bir gülümsemenin altında acı aramak artık normal olmadığını anlamaya başladım bir gözyaşının acıdan gelmdigini anladim
bunlari anlamış olmak beni bilinmezlikten çıkarmadı asıl bilmek istediğim beni o gece huzursuz eden şeyin insanların gerçeklikten kaçma sebebinin onları tamamen yalana inandirmasi olmuştu