Mustafa Tak

Mustafa Tak
Çocukluğumda elime geçen iki kuruştan birini eğer kitaplara vermeseydim, bugün yapabildiğim işlerin hiçbirini yapamazdım. - Mustafa Kemal Atatürk
Reklam
Sen, sivil kıyafetli rahip... sen halinden memnun olanların rahibisin. Ben Muad'Dib'e değil sana meydan okumaya geldim! Dinin gerçek mi? Senin için bedeli yok, riski yok. Dinin gerçek mi? Cüzdanını şişiriyor. Dinin gerçek mi? Onun adına korkunç şeyler yapıyorsun. Dini neden çarpıttın? Cevap ver bana Rahip! Muad'Dib'in oğlu riske girdi! Muad'Dib riske girdi! Onlar bedel ödedi! Muad'Dib'in çabalarının sonucu ne oldu peki? Onun adını lekeleyen bir din!
Sizi rahatsız etmeye geldim! Tek niyetim bu! Basmakalıp, kurumsallaşmış dininizin sahtekârlığı ve yalanlarıyla savaşmaya geldim. Böylesi tüm dinler gibi sizin kurumunuz da sizleri korkaklığa, vasatlığa, uyuşukluğa ve halinizden memnun olmaya yönlendiriyor.
Ama insanlar çok fazla gerçekliğe katlanamaz... bunun farkındayım. Çoğu insan kendi benliğinden kaçar. Çoğu insan ahırda gibi yaşamayı yeğler. Sizler ahır direklerine bağlanıp, ölene kadar sakin sakin saman yiyen atlar gibisiniz. Başkaları sizi kendi emelleri için kullanır. Bir kez olsun başınızı kaldırıp ahırdan çıkmaz, özgür yaratıklar olmazsınız.
Bunu acı çekenlere duyduğum sevgiden yapıyorum. Ölen Leto'nun ne öğrendiğini söylemek istiyorum: Yarının henüz gelmediğini ve asla gelmeyebileceğini öğrendi. Bizim için evrenimizde gözlemlenebilecek yegâne mekân ve zaman bu andır. Size diyorum ki, bu anın tadını çıkarın ve verdiği dersi anlayın. Size diyorum ki, bir hükümetin güçlenmesi veya ölmesi, vatandaşlarının güçlenmesinden veya ölmesinden anlaşılır.
Reklam