Sümeyye Karataş

Geleneksel varlıklar olarak insanlar
Gelenekler, kolayca akışı yakalayabilceğimiz net kurallar ve hedefler verir. Önümüzde sadece büyük bir hedef olduğunda, kendimizi kaybolmuş ya da bunalmış hissedebiliriz. Ama gelenekler bize işleyişin alt basamaklarını sunarak hedefe ulaşmamıza yardım eder. Büyük bir hedefle karşı karşıya kaldığınızda, onu parçalara ayırmayı ve tek tek üstüne gitmeyi deneyin.
Sayfa 83·Kitabı okuyor
Reklam
Ressam, mühendis ya da şef fark etmez, biri bir şey yaratmaya koyulduğunda üzerine aldığı sorumluluk, yaptığı şeye "yaşam" verirken doğayı kullanmak ve ona saygı duymaktır.Bu süreçte zanaatkâr nesneyle bir olur ve onunla akar. Bir demir işçisi metalin de canı olduğunu söyler, aynı şekilde seramik yapan biri de çamur için aynı şeyi söyler.Japonlar doğayla teknolojiyi bir araya getirmekte ustadır.İnsan doğaya karşı değildir,daha ziyade ikisinin bir birleşimidir.
Sayfa 76·Kitabı okuyor
Sofistike sadelik
Japon zanaatkârlarının, mühendislerinin, Zen felsefesinin ve mutfağının ortak yönü nedir? Sadelik ve detaylara verilen özen. Bu tembellikten kaynaklı bir sadelik değil, kişinin ikigaisine göre yeni sınırlar arayıp bulan, her zaman bir nesneyi, bedeni ve zihni ya da mutfağı bir sonraki seviyeye çıkaran sofistike bir sadeliktir. Csikszentmihalyi'nin dediği gibi, akışı korumanın anahtarı her zaman üstesinden gelinecek anlamlı bir zorluğa sahip olmaktır.
Sayfa 74·Kitabı okuyor
Kendiniz için mücadele edin
Varoluşsal öfke,hayatınız amaçsız kaldığında ya da o amaç çarpıtıldığında ortaya çıkar.Frankl'ın bakış açısına göre bu öfke bir anomali yada nevroz semptomu değildir.Aksine olumlu bir şeydir,değişim için bir katalizördür.
Sayfa 44·Kitabı okuyor

Sümeyye Karataş

, bir kitabı okumaya başladı
Francesc Miralles
7.5/10 · 23,9bin okunma
Reklam