Ben şuna inanıyorum ki, üç buçuk günlük ömrümüzü kendimize zehir etmemek için ne mazideki hayatımıza ve kaçırdığımız fırsatlara ne de istikbalin olmayacak hülyalarına kulak asmayarak bugünümüze hapsolup yaşamalıyız.
Demek hayat böyle iki adım ilerisi bile görülmeyen sisli ve yalpalı bir denizdi. Tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sonra ne diye bir irademiz vardı? Kullanamadıktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı?
"Bee yengem çoğunun aksine gerçek dostun zorlu bir yoldan geçerken sana yardım eden kişi olmadığını söyler. Bunu herkes yapar. Bee der ki gerçek dostluk, kendin mutlu değilken başkasının mutluluğuna sevinebilmektir."
"Emlakçılar, eski binalara yabani ot gibi davranıyorlar.Yerlerine uzun apartmanlar dikmek için bir an önce söküp atmak istiyorlar. Tarihi, insanların anılarını yok ettiklerini bilmiyorlar."